Sitemize Hoşgeldiniz. (GirişKayıt Ol)

! Forum'dan Yararlanmak İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. !

Üye Olmak İçin TIKLAYIN

Not: Siteye Üye olduktan sonra size gelen maille Üyeliğinizi aktifleştirmeniz gerekmektedir. Aksi takdirde mesaj gönderemezsiniz.




Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Büyük Selçuklu Sultanlari
06-03-2008, 14:41:49 (En son düzenleme: 06-03-2008 14:42:15 Dinçer.)
Mesaj: #11
RE: Selçuklu Sultanlari (Mesaj Yazmayin)
Şehinşah

Sultan I. Kılıçarslan'ın oğlu Anadolu Selçuklu Devletinin 3. Sultanıdır. Babasının sağlığında Musul valiliği yaptı. Babasının, Emir Çavlı, Artukoğlu İlgazi ve Suriye meliki Rıdvan'ın kuvvetleriyle Habur Nehri kenarında yaptığı muharebede yenilerek, nehre düşüp boğulması sonucu Emir Çavlı tarafından esir alınarak İsfahan'a götürüldü. 1110 yılında esaretten kurtulan Şehinşah, Konya'ya gelerek tahta geçti. Şehinşah'ın ve Kayseri emîri Hasan Beyin büyük gayretlerine rağmen, Bizanslıların zulmünden kaçan Batı Anadolu'daki Türklerin, Orta Anadolu yaylalarına çekilmesi durdurulamadı. 1116 yılında Danişmendliler, Sultan Şehinşah'ı tahttan indirip, Şehzade Mesud'u sultan ilan ettiler.

[Resim: ataturkhb5.gif]
[Resim: hilalturkturkceaw2.gif]


Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
06-03-2008, 14:46:40 (En son düzenleme: 06-03-2008 14:48:08 Dinçer.)
Mesaj: #12
RE: Selçuklu Sultanlari (Mesaj Yazmayin)
I . Mesud (Rükneddin)

Anadolu Selçuklu Devletinin dördüncü sultanı. Birinci Kılıç Arslan'ın oğlu olup, 1096 yılında doğdu. İyi bir tahsil, terbiye ve tâlim görerek yetişti. Devlet idâresinde tecrübe sâhibi olabilmesi için Kayseri emirliğine tâyin edildi.


Babasının 1107'de ölümünden sonra iki sene sultanlık yaptı. Ağabeyi şehinşâh'ın İran'dan Anadolu'ya dönerek Malatya'da kendisini sultan îlân etmesi, Sultan Mesud'a saltanatının meşrûiyetini kaybettirdi. şehinşah'ın Konya'ya gelmesi üzerine Kayseri�ye çekildi. Kayınbirâderi Melik Gâzinin desteğini sağladı. 1116 yılında gerekli gücü temin edince Konya tahtını tekrar elde etti. Fakat kardeşi Arab�ın sultanlığını tanımaması, başlangıçta hâkimiyetinin Konya ve Kayseri dolaylarına inhisâr etmesine sebep oldu.


Sultan Mesud, Süleymân şah ve Birinci Kılıç Arslan gibi Anadolu'yu tek elde birleştirmek istedi. Danişmendlilerle berâber Bizans saldırılarına karşı başarı sağladı. Melik Mehmed'in ölümüyle Danişmendliler arasında ortaya çıkan anlaşmazlıklardan istifâde ederek Ankara, Çankırı ve Kastamonu havâlisinde Selçuklu hâkimiyetini yeniden kurdu. 1144'te de, Malatya ve Elbistan'ı zapt ederek Anadolu'da Selçuklu üstünlüğünü sağladı. Göçebe Türkmenleri, Gediz ve Menderes havâlisinde yerleştirdi. Haçlıların elinde bulunan Maraş ve Göksun gibi kaleleri kurtarmaya teşebbüs etti. Bizans İmparatoru Manuel, Türkiye Selçuklularını ezmek için Konya'ya yürüdü. Sultan Mesud, Bizanslıları yendiyse de bundan faydalanamadan İkinci Haçlı Seferi başladı. Sultan Mesud, Mukaddes Roma-Cermen İmparatoru Üçüncü Konrad idâresindeki Haçlı ordusunun büyük bir kısmını Eskişehir yakınlarında perişân etti. Konrad İznik'e çekilirken, güneye sarkan kalıntılarını da Sultan Mesud, Toros geçitlerinde ortadan kaldırdı. Fransa Kralı St. Louis komutasında ilerleyen Haçlı kolunu ise Yalvaç civârında yenen Sultan Mesud, bu zaferleriyle Türkiye Selçukluları Devletinin şânını ve kendi nâmını bütün dünyada yüceltti. Abbâsî halîfesi, Selçuklu sultanına hil'at ve sancak gibi hâkimiyet alâmetleri göndererek kendisini tebrik etti.


İkinci Haçlı Seferi sonunda Antalya'dan gemiye binerek Suriye�ye geçen Fransa Kralı St. Louis'in ordusunun artıkları, Türklerin hücumları ve Rumların yağmaları, açlık ve hastalıkla perişan oldu. Türkler, bu Haçlılara acıgirsin bir tarafına ..!!! kendilerine ekmek ve para dağıttılar. Türklerin şefkat ve merhametini gören 3000'den fazla Frenk, Müslüman oldu. Rumların hıyânetini ve Türklerin insanlığını anlatan bir Haçlı yazar: "Ey hıyânetten daha zâlim olan merhamet!" feryâdıyla Türklerin, şefkat ve iyilikleriyle Haçlıların dinlerini satın aldıklarını, bununla berâber din değiştirme husûsunda hiçbir baskı yapmadıklarını da ilâve eder. Böylece, Bizanslılara dindaş diye yardıma gelen Haçlılar, bu seferler sonunda Rumlara düşman ve Türklere hayran olarak döndüler. Sultan Mesud, bu başarılarından sonra Suriye'de ve Maraş civârında Haçlıları yenerek Maraş, Göksun, Antep, Raban ve Delûk'ü alarak Frenkleri kovdu. Danişmendlileri kendisine bağladı. Klikya Seferine çıktıysa da yarıda kaldı.


1155'te ölmeden önce büyük oğlu Kılıç Arslan'ı veliaht tâyin etti ve ülke topraklarını üç oğlu arasında paylaştırdı. Birinci Rükneddîn Mesud, Amasya civârında, medrese, han, hamam ve imâretle îmar ettiği Simre kasabasındaki türbesine defnedildi. Kırk yılı aşan saltanat süresinde, Bizans ve Haçlı seferlerine karşı koyarak, Türk-İslâm nüfuzunun Anadolu'da hâkimiyetinin ve İslâm âleminin bekçiliğini yapan Sultan Mesud, Anadolu'yu Türkler için vatan hâline getirdi. Batı kaynakları, târihte ilk defâ onun devrinde Anadolu'dan Turchiae (Türkiye) adıyla bahsettiler. Adâleti ve sağlam idâresi sâyesinde, Hıristiyanları bile Bizans'tan koparıp kendisine bağladı. Anadolu'da Selçukluların köklü îmar faaliyetleri de onunla başladı.

[Resim: ataturkhb5.gif]
[Resim: hilalturkturkceaw2.gif]


Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
06-03-2008, 14:56:00 (En son düzenleme: 06-03-2008 14:56:49 Dinçer.)
Mesaj: #13
RE: Selçuklu Sultanlari (Mesaj Yazmayin)
II. Kılıç Arslan

Türkiye Selçuklu Devletinin beşinci sultânı. Birinci Kılıç Arslan'ın torunu ve Birinci Mesud'un oğludur. İkinci Kılıç Arslan, babasının sağlığında, 1144 senesinde Elbistan meliki oldu. İkinci Haçlı seferinden sonraki savaşlara katıldı. Elbistan melikiyken hâkimiyetini genişleterek, Maraş, Göksun ve Anteb'i idâresine aldı. Birinci Mes'ûd vefât etmeden önce, oğullarını, töreye göre, ülkesinin değişik bölgelerinin idâresine tâyin etti. İkinci Kılıç Arslan'a Konya düştü. Sultan Mes'ûd, daha sağlığında Kılıç Arslan'ı muhteşem bir merâsimle taç giydirip, 1155 senesinde tahta geçirdi. Bütün oğullarına ve komutanlarına da bî'at ettirdi. Sultan Mes'ûd'un 1156 senesinde vefâtıyla, Kılıç Arslan Türkiye Selçuklu Devleti sultânı oldu.


Kılıç Arslan, ülke içinde sükûneti ve komşu Türk beyleriyle anlaşma sağladıktan sonra, güney sınırını tehdit eden Ermeni Prensi Stepher'e karşı 1156 yılında sefere çıktı. Hâkimiyeti altındaki yerlerde İslâmiyetin adâletini tesis ettirip, yerli gayrimüslim ahâlinin bile teveccühünü kazandı. Daha sonra batıya yönelen Kılıç Arslan, 1159 senesinde Eskişehir yakınlarında Bizans İmparatoru Manuel'in kuvvetlerini yenip, bölgeden uzaklaştırdı. Meşhur Bizans oyunları ile Türkleri birbirine düşürme siyâseti tâkip eden Bizans İmparatoru Manuel ile görüşmek için İstanbul'a giden Kılıç Arslan'a, bu ziyâreti sırasında çok îtibâr edildi. Bizanslılarla yapılan anlaşma gereğince batı sınırlarını emniyete alan Kılıç Arslan, Anadolu birliğini kurmak için teşebbüse geçti. Elbistan, Dârende ve çevresini, Kayseri ile Zamantı bölgesini ve Malatya'yı Danişmendlilerden; Ankara ve Çankırı'yı da kardeşi Şehinşah'tan aldı. Sivas, Niksar ve Tokat'ı zaptedip, Danişmendli Beyliğini 1178'de ortadan kaldırarak, Anadolu'da birliği sağlayıp, batıya rahatça dönebilecek duruma geldi.


Kılıç Arslan, doğudaki faaliyetlerini tamamladıktan sonra, Bizans sınırına yerleştirdiği Türkmenlere gazâ akınları yapmalarını emretti. Akıncılar; Denizli, Kırkağaç, Bergama ve Edremit'e kadar yıldırma ve yıpratma faaliyetlerinde bulundular. Bütün bunlar Bizans İmparatoru Manuel'in dikkatinden kaçmıyordu. Danişmendlilerin Sivas şûbesi hükümdârı Melik Zünnûn, Amasya taraflarından Kılıç Arslan'a karşı yardım edeceği vâdiyle Manuel'i Türkiye Selçuklu Sultânı ile savaşa teşvik etti. Bizans İmparatoru Manuel, Bizanslılardan başka Frank, Macar ve Peçeneklerden kurulu yüz bin kişilik ordusuyla, her ne pahasına olursa olsun, Türkiye Selçuklu Devletini ortadan kaldırmak için harekete geçti. Bizanslıları yakından tâkip edip, orduyu her zaman teyakkuz hâlinde bulunduran Kılıç Arslan buna dâimâ hazırdı. İki ordu göller bölgesinde karşılaştı. Kılıç Arslan az sayıdaki kuvvetleriyle sahte ric'at taktiğini tatbik etti ve Miryokefalon Vâdisinde Bizans ordusunu Türk akıncıları çevirme harekâtıyla sardı. Eylül 1176 senesinde yapılan bu savaşta Bizans ordusu imhâ edilerek beş bin araba dolusu silâh, malzeme, erzak ve mücevherâtı ganîmet aldılar (Bkz. Karamukbeli Meydan Muhârebesi). Bu savaş sonunda, Türklerin Anadolu'dan atılamayacağı Bizanslılara iyice öretilip, Türk vatanı muhâfaza edildi. Sınırdaki statüyü korumayı ve yıllık vergiyi vermeyi kabûl eden Manuel, İstanbul'a dönünce anlaşmaya uymadı. Kılıç Arslan, anlaşmanın kuvvet yoluyla tatbikine teşebbüs etti. Türk akıncıları, zafer sonrasında Uluborlu, Eskişehir, Kütahya ve havâlisini 1182'de zaptettiler. 1183'te Denizli dâhil Ermeni hâkimiyetini ortadan kaldırarak Silifke'yi fethettiler.


Mücâdeleli, uzun ve başarılı bir saltanat hayâtından sonra yaşlanıp yorulan Sultan İkinci Kılıç Arslan, on bir olunu ülkesinin değişik bölgelerinin idâresine tâyin etti. Kılıç Arslan, Konya'da oturuyor, ülkeyi veziri İhtiyârüddîn Hasan idâre ediyordu. Kardeşler arasında hâkimiyet mücâdeleleri başladı. Kardeş mücâdelelerinin silâhlı kavgaya dönüştüğü esnâda, Eyyûbîler Devletinin kurucusu Selâhaddîn Eyyûbî, 1187 senesinde Haçlıların elinden Kudüs'ü alınca, Avrupa'da tekrâr Müslümanlar üzerine sefer hazırlıkları başladı. Almanya imparatoru ile İngiltere ve Fransa krallarının idâresindeki Üçüncü Haçlı Seferinde, Alman ordusu karadan Anadolu üzerinden Kudüs'e ulaşmak istiyordu. Kılıç Arslan, devletin buhranlı ânında Alman İmparatoru Friedrich Barbarossa ile, Anadolu'yu tahrip etmeden Sûriye'ye inmelerini şart koşarak, anlaşma yaptı. Fakat, Alman ordusunun Akşehir'de Türklere saldırıp yenilmesi, Almanların Konya'ya girip şehri tahrip etmelerine sebep oldu. Konya'da beş gün kalan Almanlar, Sûriye'ye gitmek için hareket ettiler (Bkz. Haçlı Seferleri). Kılıç Arslan, oğlu Gıyâseddîn Keyhüsrev'in yanında seksen yaşındayken 1192 senesinde vefât etti.


Anadolu Selçuklu Devletinin en büyük hükümdârlarından olan İkinci Kılıç Arslan, Anadolu'da millî birliği tesis için çalıştı. Miryokefalon Meydan Muhârebesini kazanarak, Türkiye'nin Türk yurdu olarak kalmasında mühim rol oynadı. Tâkip ettiği iskân siyâseti ile Türkmenlerin yerleşik hayâta geçmelerini sağladı.

[Resim: ataturkhb5.gif]
[Resim: hilalturkturkceaw2.gif]


Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
06-03-2008, 15:00:16 (En son düzenleme: 06-03-2008 15:01:18 Dinçer.)
Mesaj: #14
RE: Selçuklu Sultanlari (Mesaj Yazmayin)
Keyhüsrev I (Gıyaseddin Birinci Keyhüsrev)

Türkiye Selçuklularından Sultan İkinci Kılıç Arslan'ın oğullarının en küçüğüdür. Doğum târihi bilinmemektedir. Babası İkinci Kılıç Arslan, yerine en layığını tesbit etmek için ülkesini 11 oğlu arasında taksim edince, Keyhüsrev'e de Uluborlu ve civârını verdi (1182).


Keyhüsrev, bölgede kendi adına para bastırdı. Hutbeyi babasından sonra Melik unvânıyla kendi adına okuttu. Haçlılara karşı başarılı savaşlar yaptı (1190). Babası ile ağabeyi Kutbeddîn Melikşah arasındaki anlaşmazlıkta babasını destekledi. Babası tarafından veliahd îlân edildi. Babası ile birlikte hareket edip Konya'yı Kutbeddin Melikşah'tan aldı. Melikşah'ı Aksaray'da kuşattığı sırada babasının ölümü üzerine Türkiye Selçukluları tahtına çıktı(1192). Melikşah'ın da Aksaray'da ânî vefâtı, diğer ağabeyleri Mesut ve Süleymân Şahları birbirine düşürdü.


İçte rahatlayan Keyhüsrev, Bizans üzerine sefer düzenleyerek Menderes Vâdisine kadar bölgeyi ele geçirdi. Fakat bu sırada Rükneddîn Süleymân Şah güçlenerek, Konya üzerine yürüdü. Keyhüsrev, kendisinin ve yanındakilerin canlarına dokunulmaması şartı ile tahtı terk edip Trabzon'dan deniz yoluyla İstanbul'a gitti. Bizans İmparatoru Üçüncü Aleksios Angelos�a misâfir oldu (1196). Lâtinlerin İstanbul'u işgâli üzerine İznik yakınlarında bir kaleye çekildi (1204). Aynı yıl, ağabeyi Rükneddîn Süleymân Şahın ölümü ve küçük yaştaki Üçüncü Kılıç Arslan'ın tahta geçirilmesi üzerine Konya tahtına dâvet edildi. Ordusuyla yaptığı Konya kuşatmasında başarısız olup Ilgın'a çekildi ise de, Konya ve Aksaray halkının dâvetiyle tahta çıktı(1205). Yeğeni Üçüncü Kılıçarslan ve yakınlarını Gavele Kalesinde muhâfaza altına aldı. Devlet işlerini düzene koyup birliği sağladı. Eyyûbî melikleri, Artuklular, Mengücükler gibi bağlı beylikler, itâatlerini bildirdiler. Büyük oğlu Keykavus'u Malatya'ya, diğer oğlu Keykubad'ı da Tokat�a melik yaptı. Trabzon Rum İmparatoru Aleksios Komnenos'u yenerek kuzey ve doğu ticâretini emniyete aldı. Antalya'yı ele geçirdi (1207). Kilikya üzerine bir sefer yapıp Pertus Kalesini aldı (1209). İznik İmparatorluğunu ele geçiren Theodoros Leskaris'ten tahtı gerçek sâhibi Aleksios'a geri vermesini istedi. Olumsuz cevap alınca Alaşehir üzerine yürüdü. Burada yapılan savaşı Selçuklu ordusu kazandı ise de çıkan kargaşada Sultan bir Bizanslı tarafından öldürüldü (1211). Bu haber yayılınca ordu dağıldı. Yerine oğlu Birinci İzzeddîn Keykavus sultan oldu. Bizanslılarla sulh yaptı.


Sultan Birinci Gıyâseddîn Keyhüsrev, âdil, âlim bir sultandı. Zamânında Selçuklu devletinin birliğini sağladı. Memleket huzur ve sükûna kavuştu.

[Resim: ataturkhb5.gif]
[Resim: hilalturkturkceaw2.gif]


Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
06-03-2008, 15:02:20
Mesaj: #15
RE: Selçuklu Sultanlari (Mesaj Yazmayin)
Rükneddin Süleyman Şah

Türkiye Selçuklularından Sultan İkinci Kılıç Arslan�ın oğullarındandır. Doğum târihi bilinmemektedir. Babası İkinci Kılıç Arslan, yerine en layığını tesbit etmek için ülkesini 11 oğlu arasında taksim edince, Tokat Melikliği verildi. Kardeşi Birinci Gıyâseddîn Keyhüsrev'e isyan etti; 1196 yılında Konya'yı zaptetti ve saltanatını ilan etti. Birliği sağladıktan sonra Bizans'ı tekrar senelik vergiye bağladı. İç mücadelelerden yararlanarak hudut tecavüzlerine başlayan Ermenileri cezalandırdı. Gürcüler, Saltukluların zayıflamasından istifade ederek, Erzurum'a kadar gelince, Doğu Seferine çıktı. 1201 yılında, Saltuklu Devletine son verdi. Artuklular ve Mengücüklerden aldığı yardımla, Erzurum'dan Gürcistan üzerine sefere çıktı. Sarıkamış yakınlarında, Gürcü-Kıpçak ordusunun baskınına uğradı ve mağlup oldu. Tekrar Gürcistan seferine çıktıysa da, yolda hastalanarak 6 Temmuz 1204 tarihinde vefat etti. Konya'da Künbedhane'ye defnedildi.

[Resim: ataturkhb5.gif]
[Resim: hilalturkturkceaw2.gif]


Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
06-03-2008, 15:03:28
Mesaj: #16
RE: Selçuklu Sultanlari (Mesaj Yazmayin)
III. Kılıç Arslan


İzzeddîn unvânlı Türkiye Selçuklu sultanı. İkinci Rükneddîn Süleymân Şah'ın (1196-1204) oğludur. Babasının Temmuz 1204 yılında vefâtı üzerine Nuh Alp ile dişer emirler ve devlet adamları tarafından çocuk yaştaki Kılıç Arslan, Konya tahtında sultan îlân edildi. Türkmenlerin desteğindeki amcası Gıyâseddîn Keyhüsrev'e karşı tahtı koruma mücâdelesine girişti. Zamânında Danişmendli Türkmenleri, Isparta Kalesini fethetti.


Saltanatı 1205 yılı başına kadar süren Üçüncü Kılıç Arslan, Konya ahâlisinin dâveti ve Türkmen kuvvetlerinin desteğinde Türkiye Selçuklu Devleti başşehrine taarruz eden Gıyâseddîn Keyhüsrev'i yendi. Geri çekilen amcası Gıyâseddîn Keyhüsrev, daha sonra Konya ahâlisinin yardımıyla Kılıç Arslan'ın yerine tahta çıkarıldı. Kılıç Arslan ve mâiyeti Gevele Kalesinde ikamete mecbur edilip orada vefât etti. Üçüncü Kılıç Arslan'ın saltanatı, sekiz ay kadar devâm etti.

[Resim: ataturkhb5.gif]
[Resim: hilalturkturkceaw2.gif]


Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
06-03-2008, 15:08:08 (En son düzenleme: 06-03-2008 15:08:55 Dinçer.)
Mesaj: #17
RE: Selçuklu Sultanlari (Mesaj Yazmayin)
I. Alâeddin Keykubad

Anadolu Selçuklu sultanı, Sultan Birinci Gıyaseddin Keyhüsrev'in oğlu. Doğum tarihi bilinmemektedir. Çok iyi bir tahsil ve terbiye ile yetiştirildi. Türk-İslam ananesine göre Emir Seyfeddin, Ay-Aba ve Emir Bedreddin Gevhertaş kendisine atabeg tayin edildi. Ana dili olan Türkçe'nin yanında, Farsça, Rumca ve Arapça öğrendi. Ayrıca yüksek İslami ilimleri ve astronomiyi öğrendi. 1205'te Tokat�ın melikliğine (valiliğine) tayin edilerek devlet idaresini öğrendi ve tecrübe sahibi oldu. Babasının vefatı üzerine Sultanlığa ağabeyi birinci Keykavus seçildi. Bunu kabul etmeyip tahta geçmek isteyen Keykubad, Erzurum meliki Tuğrul şah ile anlaşarak Kayseri'deki ağabeyinin üzerine yürüdü. Fakat taraftarları ağabeyi ile birleşince Ankara Kalesine sığındı. Keykavus, Ankara Kalesini kuşatarak Keykubad'ı ele geçirdi ve Malatya'daki Minşar Kalesine hapsetti.


Keykavus'un ölümü üzerine 1220 yılında tahta çıktı. Onun genişleme ve büyük devlet haline gelme siyasetine devam etti. Önce, Ermenilerle Doğu Latinler arasındaki çatışmadan faydalanarak Ermenilerin elindeki Kalonoros Kalesini aldı. Yeniden inşa edilen ve sağlam surlarla çevrilen şehre Sultan�ın ismine izafeten Alâiye (Alanya) ismi verildi.


Bu sırada Artuklulardan Diyarbekir hükümdarı olan Mes'ud'un Keykubad adına okunan hutbeyi kaldırması üzerine buraya Mubarezeddin Çavlı kumandasında bir ordu gönderdi. Bu ordu, Mesud�un ordusunu yendi ve Çemişgezek gibi bazı kaleleri ele geçirdi. Ayrıca, Eyyubî hükümdarı Melik Eşref�in yardımcı olarak gönderdiği kuvvetleri de bozguna uğrattı. Bundan sonra, Eyyubîlerle iyi geçinmek isteyen Alaeddin Keykubad esir aldığı Eyyubî kumandanlarını serbest bıraktı. Aynı şekilde Melik Mesud'u da bazı hediyeler mukabili yerinde bıraktı.


Sultan Alaeddin, Trabzon-Rum İmparatorluğunun gücünü kırmak için Sinop'ta bir donanma kurdu. Bu arada Selçuklu tüccarlarının şikayetleri üzerine Kastamonu emiri Hüsameddin Çoban'ı Karadeniz donanmasıyla Kırım Seferine memur etti. Emir Çoban önemli bir ticaret şehri olan Sugdak'ı fethetti. şehirde bir cami inşa ettirdi ve askerlerini yerleştirdiği bir garnizon kurdu. Ruslar, Sugdak'ın Selçuklu hakimiyeti altına girmesini tanımak zorunda kaldılar.


Güneyden gelen ticaret yollarını tehdit eden küçük Ermenistan krallığını cezalandırmak üzere Mübarezeddin Çavlı ve Mübarezeddin Ertokuş kumandasında bir ordu göndererek İçel'i devletin toprakları arasına kattı. 1226-28 tarihleri arasında Mengücüklerin başına geçen Davud şah bin Behramşah'ın Anadolu Selçukluları aleyhine Tuğrul şah, Harezmşah Celaleddin Mengüberti ve Ismail reisi Alaeddin'le ittifak ettiğini duyan Alaeddin Keykubad, bunlara karşı harekete geçerek Erzincan, Kemah ve Şebinkarahisar'ı devletine kattı. Bu esnada Celaleddin Mengüberti Ahlat�a saldırdı. Bunun sonucu Yassıçimen�de 1230'da vuku bulan savaşta Celaleddin'i büyük bir yenilgiye uğrattı ve Erzurum'u kolayca ele geçirdi. Ancak, Türk ve Müslüman devletler arasında vuku bulan bu savaşlar, Anadolu'ya doğru harekete geçen Moğolların işini kolaylaştırmaktan öte bir işe yaramadı. Bilhassa Harezmşahların gücünün kırılması, Moğollar önünde durabilecek önemli bir kuvvetin ortadan kalkmasına sebep oldu.


Nitekim, Gergoman Noyan komutasındaki Moğollar Sivas'a kadar gelerek, buraları yakıp yıktılar. Selçuklu kuvvetleri, Moğolları Erzurum'a kadar takip ettiyse de yetişemedi. Bu Moğol akınının, Gürcü kraliçesi Rosudan'ın tahrikiyle meydana geldiğinin anlaşılması üzerine, Gürcistan'a sefer düzenlendi. Gürcülerle yapılan savaşlarda, Gürcü kuvvetleri bozguna uğratıldı ve yapılan anlaşmayla Gürcistan'da bazı kaleler, Anadolu Selçuklu Devletine bırakıldı.


Moğol tehlikesini gören Alaeddin Keykubad, doğu sınırlarını sağlamlaştırdı. Bu sağlamlaştırma esnasında Ahlat fethedildi. Ancak bu fetih, Eyyubîlerle arasının bozulmasına yol açtı. Eyyubîlerin gönderdikleri orduyu, Torosların güneyinde yenerek, Harput ve Urfa'yı ele geçirdi. Vefatından önce gelen Moğol elçilerini ustaca idare ederek, Anadolu'yu Moğol istilasından kurtardı. 1237'de Kayseri'de vefat etti.


Alaeddin Keykubad, büyük bir siyasetçi ve asker olduğu kadar da ilim adamıydı. Âlimleri sarayında toplar, onları korurdu. Saltanatı müddetince Anadolu'da geniş çapta imar hareketlerinde bulundu. Yaptırdığı kervansaray, kale ve sarayların kalıntıları Anadolu'nun muhtelif yerlerinde hala bulunmaktadır.

[Resim: ataturkhb5.gif]
[Resim: hilalturkturkceaw2.gif]


Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
06-03-2008, 15:12:08
Mesaj: #18
RE: Selçuklu Sultanlari (Mesaj Yazmayin)
II. Gıyâseddîn Keyhüsrev


Türkiye Selçukluları sultanı. Birinci Alâeddîn Keykubad'ın büyük oğludur. 1228 yılında Atabeyi Mübârizüddîn Ertokuş'la birlikte Erzincan'a gönderildi. Küçük kardeşi Kılıç Arslan veliaht olmasına rağmen, İkinci Keyhüsrev, babasının ölümü üzerine Türkiye Selçukluları sultanı oldu (1237).



İkinci Gıyâseddîn Keyhüsrev'in ilk yılları, saltanat kavgalarıyla geçti. Bu sırada Moğol zulmünden kaçan göçebe Türkmenler, doğu tarafından Anadolu'ya girdiler ve çeşitli bölgelerde iskân edildiler. Bid'at bilmeyen hâlis Müslüman Türklerin sâfiyetinden ve çeşitli sıkıntıları olan kesif göçebe nüfustan faydalanmak isteyen kötü kimseler türedi. Peygamberlik iddiâsı ile ortaya çıkan Baba İshak, göçebelere yeni bir devir müjdeleyerek bâzı câhil Türkmenleri etrâfında topladı. Babaîler adıyla tanınan bu Türkmenler, isyân ederek, birçok beldeyi tahrip ettiler. 1240 senesinde Kırşehir'in Malya Ovasında yapılan savaş sonunda Babaîler mağlûp edilerek, isyân bastırıldı.


Anadolu'da Babaî isyânından hemen sonra Moğol istilâsı başladı. Sultan İkinci Gıyâseddîn Keyhüsrev, Moğol istilâsını durdurmak için harekete geçti. Sivas'ın doğusundaki Kösedağ mevkiinde Moğolları karşıladı. Moğollar, Selçuklu öncü kuvvetlerini, bir manevra ile perişan edince, ordu geri çekildi (Bkz. Kösedağ
Savaşı). Geri çekilme ile 1243 senesi Temmuz ayında bozgun başladı. Moğollar Kayseri'ye kadar geldiler. Müstahkem Kayseri şehri, şiddetli hücumlar netîcesinde teslim oldu. Moğollar, Kayseri'de büyük katliâm ve yağma yaptılar. Moğol komutanı Baycu Noyan, senelik vergi karşılığında antlaşmaya râzı edildi. Gıyâseddîn Keyhüsrev ise, Menderes taraflarına gitmişti. Antlaşmadan sonra Konya'ya geldi. 1246 yılında Kilikya üzerine sefere giderken Alanya'da vefât etti.

[Resim: ataturkhb5.gif]
[Resim: hilalturkturkceaw2.gif]


Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
06-03-2008, 15:29:57
Mesaj: #19
RE: Büyük Selçuklu Sultanlari
Teşekkürler ellerine sağlık Dinçer.

Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
08-03-2008, 17:08:15
Mesaj: #20
RE: Büyük Selçuklu Sultanlari
emeğine sağlık sayın dinçer

[Resim: 2lnhfu0.jpg]






▒▓███ ▒▓███ ▒▓███ ▒▓███ ▒▓███

Sağlık : []ıııııııııııııııııııııııııııı
Mutluluk []ıııııııııııııııııııııııııııı
Aşk : []ıııııııııııııııııııııııııııı
Para : []ıııııııııııııııııııııııııııı
Huzur :[]ıııııııııııııııııııııııııııı

▒▓███ ▒▓███ ▒▓███ ▒▓███ ▒▓███
Gördün mü Anne, Hayat Hep Tersine Gidiyor..! Agla
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
F08 Büyük Türkçü Yusuf Akçura ... Asena 1 40 12-03-2008 18:59:32
Son Mesaj: Dinçer
  Büyük Selçuklu Devleti ülkü-şimal 0 21 12-03-2008 10:35:35
Son Mesaj: ülkü-şimal
  Büyük (Asya) Hun İmparatorluğu ülkü-şimal 0 18 12-03-2008 10:21:39
Son Mesaj: ülkü-şimal
  Büyük İskender sensızım 0 53 18-01-2007 17:42:08
Son Mesaj: sensızım

Foruma Git:

Her Hakkı Saklıdır HilalTurk.CoM © 2006-2008 | Powered by MyBB Copyright © 2002-2008 MyBB Group
Türkçe Çeviri MyBB