Sitemize Hoşgeldiniz. (GirişKayıt Ol)

! Forum'dan Yararlanmak İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. !

Üye Olmak İçin TIKLAYIN

Not: Siteye Üye olduktan sonra size gelen maille Üyeliğinizi aktifleştirmeniz gerekmektedir. Aksi takdirde mesaj gönderemezsiniz.




Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
BİTMEYECEK NÖBET
23-10-2007, 13:22:24
Mesaj: #1
BİTMEYECEK NÖBET
BİTMEYECEK NÖBET Bayrak


Türkiye’nin son günlerdeki durumunu düşündükçe Falih Rıfkı Atay’ın aktardığı Atatürk’le ilgili bir olay gelir aklıma…
Hatırıma geldikçe, okudukça nedense duygulanırım. İsterseniz sözü Falih Rıfkı Atay’a bırakalım:



“… Bir akşam nazı geçen arkadaşlarından biri Atatürk’e:

- Düşünmelisiniz ki eğer ölürseniz inkılapları bir tarafa bırakınız, heykelinizi parça parça ederler. Yaptıklarınızdan hiç biri ayakta kalmaz. Çok yaşamaya bakmalısınız, dedi.

Ben de sofrada idim. Güldü, işte o zaman bize gönlünün sırrını açtı:

- Unutmayınız ki Mustafa Kemaller yirmi yaşındadır, dedi.

O artık Türkiye’nin her tepesinde bir Mustafa Kemal’in nöbet tuttuğuna inanıyordu.”

Büyük Önder, yanılmadığını daha sağlığında gördü, yaşadı.
İnandığı, güvendiği Türk milleti değerlerine sahip çıkmıştı.
Belki de bu gönül rahatlığıyla gözlerini dünyaya kapadı.
Çünkü emaneti emin ellerdeydi.
Beni duygulandıran, biraz da öfkelendiren Başbuğ’un döneminde bile idareye yönelik ciddi bir tehlikenin varlığıdır.
Onca yıl geçmiş olmasına rağmen tehlikeyi bertaraf edemeyişimiz de ayrı bir meseledir.
Ama Atam’ın dediği gibi, hissettiği gibi hep Mustafa Kemaller olacak, emaneti canla başla bekleyecekler.
Biz, emaneti büyüklerimizden devraldık. Bizden sonraki kuşaklara devredeceğiz.

Nöbet ise kesinlikle bitmeyecek.

Türkiye’nin sancılı bir süreçten geçtiğini biliyoruz.
Türkiye, AB sürecinde yine AB kaynaklı dayatmalarla köşeye sıkıştırılmaya çalışılıyor.
AB kanadından söylenen şu:

“Türkiye, bütün şartları yerine getirse bile ‘tam üye değil’ ‘imtiyazlı ortak’ olmalıdır.
” Dönem başkanlığını yürüten Avusturya’nın da dile getirdiği bu görüş, daha önce Almanya ve Fransa tarafından dile getirilmişti.
Bu sürecin Türkiye için artık çok tehlikeli, yıkıcı bir süreç haline dönüştüğünü daha önce defalarca yazdık.

Yani AKP Hükümeti ne yaparsa yapsın, en olmaz istekleri bile kabul etsin ‘imtiyazlı ortaklık’tan ötesi yok…

KKTC’nin üzerindeki baskıları kaldırmayı düşünmeyen AB’nin KKTC’nin ve Kıbrıs Türkü’nün bağımsızlığını pazarlık malzemesi haline getirmesi, Rum isteklerinin dikkate alınması dahi Türkiye’nin bu süreçten uzaklaşmasına tek başına yeter.

Bu süreçten bir an önce uzaklaşmak Türkiye’nin menfaatine olacaktır.
Ondan sonra Avrupa ile ilişkilerin daha sağlıklı bir zemine oturacağına inanıyorum.

AB sürecinin zararlı yansımaları olmuştur.
AB güdümlü çevreler AB’den aldıkları destekle içerideki gayelerini gerçekleştirme yolunda büyük ilerlemeler kaydetmişlerdir.

Bugün Türkiye’nin başkentinde bir parti kongresinde Türkiye’nin üniter yapısına, milli karakterine hakaretler, saldırılar ve eleştiriler yapılmaktadır.
Bu terör örgütü yandaşı partinin üyelerinin Türk şehirlerinde yerel idare örgütlerinin başına geçmiş olması da büyük tehlikedir.

Zira AB sürekli bu oluşumlar ile aynı paralelde durmaya çalışmakta, onların isteklerini seslendirmekte, Türkiye’ye yaptıkları ziyaretlerde AB yetkililerinin çaldıkları ilk kapı bunların kapısı olmaktadır.

Türkiye’ye yapılan dayatmaları, Türkiye’den talep edilenleri dikkatli incelediğimizde bir çok maddenin terör örgütü ve yandaşlarının istekleri ile örtüştüğünü görüyoruz.

AB’nin asıl hedefinin Türkiye’nin açık sömürü haline getirilmesi sürecinde en büyük engel olarak gördüğü kurumları yıpratma, zayıflatma, saf dışı bırakma olduğu da en baştan beri biliniyor.

Son günlerde bu hedefin açıkça dile getirildiğini görüyoruz.

Bağımsız Türk yargısına kendi isteklerinin karşılanması için baskı yapmaları bile AB’nin Türkiye konusunda ne düşündüğünü, ne yapmaya çalıştığını açıkça ortaya koymaktadır.

Teröristlere açılan davalar ile teröristlerle ilgili davaların takipçisi olan, içerdeki uzantıları ile baskı kurmaya çalışan AB, devlet güçlerinin yıpranması, cezalandırılması için mücadele etmektedir.

Bu da terörizme verilen açık bir destektir. Genelde bu destek doğrudan olabildiği gibi, “İnsan Hakları” gibi kavramları istismar eden dernek ve oluşumları kullanarak ya da sahneye sürerek olabilmektedir.

Bütün bunlar yaşanırken Türkiye’de hükümetin gerilim siyaseti yaptığını, devlet kurumları ile kavgalı, sorunlu bir tablo çizdiğini görüyoruz.

Özellikle hükümetin devlet kurumlarında gerçekleştirdiği kadrolaşma tehlikeli boyutlara ulaşmıştır.

Kadrolarının ve yandaşlarının daha rahat hareket etmesini sağlayan yasalar çıkarılmakta, yasa taslakları hazırlanmaktadır.
Tek parti iktidarının getirdiği tüm nimetlerden yararlanılmaya çalışılmaktadır.
Tabii bu arada il, ilçe teşkilatlarından ve yerel idarelerden yükselen yolsuzluk iddialarının ayyuka çıkması, bu iddiaları gündeme taşıyanların partiden ihraç edilmesi de ayrı bir konudur.

Dokunulmazlık zırhına bürünmüş, yolsuzluğun içine batmış bir hükümetle, yolsuzluğa prim veren, kendisi ile birlikte çevresini kalkındıran, parti içi demokrasiyi işletmeyen, anti demokratik, yolsuzluk dosyalarını kapatmaya çalışan, bunun için af yasaları hazırlatan bir başbakanla karşı karşıyayız.

Daha önce “değişmedi” diyenlere öfkelenen RTE “Gelişerek değiştim”, “Milli Görüş gömleğini çıkardım”, “O gömleği giymeye bir daha niyetimiz yok” diyor, nutuklar çekiyordu.

Bugün ise gözyaşlarıyla değişmediğini söylüyor.
Bana kalırsa RTE’nin ruh sağlığı bozulmuş durumda…
Çünkü artık yabancı destekle kurulmuş ‘yalan imparatorluğu’ çöküyor.

Ekonomide oluşturulan sahte pembe tablolar siyaha dönmüş, ekonomide pek fark edilmeyen bir ciddi ekonomik kriz yaşanır hale gelmiştir.

Yapılan müdahaleler bile yetersiz kalmaktadır.
Aynı zamanda RTE’nin çok güvendiği ABD ile ilişkilerinin bozulmuş olması, aynı zamanda AB’nin son istekleri ve Türkiye’nin AB’de yer alabileceği konumun açıkça dile getirilmesi AB yolunun da sonunu getirmiş gibi görünüyor.
Hükümet, ite kaka süreci uzatmaya çalışıyor, lakin süreç, ciddi bir yol ayrımına geldi dayandı.

Bundan sonra ya tamam denecek, ya devam denecek. Devam kararının alınması Türkiye’ye çok zarar verir, bu da bilinmelidir.
Bütün bunların dışında AKP erimekte, oy oranları hızla düşmektedir. Yapılacak ilk genel seçimde AKP, saltanatının sona ereceğini görüyor.
Bunun telaşı bir yana bu ani düşüş engellenemiyor. Onun için etrafa saldırıyorlar.

RTE, bir yandan parti içi kıpırdanmalarla, kendisine yöneltilen eleştirilerle uğraşmakta, bir yandan bu kan kaybıyla…
Bu sorunlardan kurtulma, kaçış yolu olarak görülen Çankaya yolunun da kapanmaya başlaması RTE’yi rahatsız ediyor.
Açıkçası tablo RTE için hiç iç açıcı değil… Onun için ruh sağlığı bozuldu, daha bir saçmalamaya başladı.

AB’nin oluşturduğu yıkım, hükümetin aczi, yönetimdeki kabiliyetsizliği Türkiye’yi sıkıntıya sokmuştur.

Toprak satışları, dış sermayeye vergisiz, kanunsuz kucak açma, uygunsuz özelleştirmeler,
uygunsuz kurum satışları,
Ali Dibolar, yolsuzluklar, dış politikadaki yetersizlikler,

af yasaları, dini istismar, teröre destek, devlet güçlerine tezgah derken hükümetin Türkiye’nin kazanımlarını, değerlerini bir bir yok ettiğini,
kutuplaşma oluşturduğunu, kurumlar arası kavgaya neden olduğunu görüyoruz.

Tehlikeli duruma gelmiş hükümetin demokratik yollarla tasfiyesi zorunlu olmuştur.

Bunu da Türk milleti yapacaktır.

Türk milletine inancımız, güvencimiz sonsuzdur. Atatürk Türkiyesi’ni koruma vazifesini her şart ve durumda sürdüreceğiz. Bu nöbet bitmez, “Rahat Uyu ATAM!”

[Resim: 0011111ui3ks2.jpg]
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
23-10-2007, 14:23:34
Mesaj: #2
RE: BİTMEYECEK NÖBET
ellerine saglık teşekkürler
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
23-10-2007, 14:31:24
Mesaj: #3
RE: BİTMEYECEK NÖBET
Sağolasın Çiğdem.

Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
23-10-2007, 14:34:34
Mesaj: #4
RE: BİTMEYECEK NÖBET
Nöbet ise kesinlikle bitmeyecek Çok guzel ellerine saglık

[Resim: 59088fl3.jpg]

YILLARCA KAHROLSAK DERTTEN KEDERDEN!! BiLSEKKi KELLEMiZ KOPAR BEDENDEN!! ASKIMIZ HARBiDEN HEMDE DERiNDEN!! ASLA VAZGECMEYiZ BESiKTAS SENDEN
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 


Foruma Git:

Her Hakkı Saklıdır HilalTurk.CoM © 2006-2008 | Powered by MyBB Copyright © 2002-2008 MyBB Group
Türkçe Çeviri MyBB