Sitemize Hoşgeldiniz. (GirişKayıt Ol)

! Forum'dan Yararlanmak İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. !

Üye Olmak İçin TIKLAYIN

Not: Siteye Üye olduktan sonra size gelen maille Üyeliğinizi aktifleştirmeniz gerekmektedir. Aksi takdirde mesaj gönderemezsiniz.




Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
MİLLİ MÜCADELE YOLUNDA TÜRK KADINLARIMIZ, KIZLARIMIZ ...
10-10-2007, 09:16:29
Mesaj: #1
F08 MİLLİ MÜCADELE YOLUNDA TÜRK KADINLARIMIZ, KIZLARIMIZ ...
Irak Türkleri tüm dünya Türkleri gibi, yüce tarihlerine, kültür, edebiyat, milli ana topraklarına kanlarıyla, canlarıyla bağlı olarak, hiçbir zaman haklarından vazgeçmediler,


Irak’ın kuruluşundan önceleri, bu ana topraklarında, yerlerinde yaşayan Irak Türkleri, hiçbir emperyalist güçlere, topraklarını, bölgelerini satmadılar, kanlarını, canlarını şehit vererek, bu güzelim vatanın önde gelen sahipleri oldular, altı devletleri bu topraklarda kurdular,

Irak Türkleri büyük Millet olarak, Irak’ın kuzeyinde, güneyinde, orta, batı, doğu kesiminde, hep Türkler yaşadı ve yaşamaktadırlar.

Bu yaşamaları uğrunda, Erkeği olsun, kızı, kadını yaşlısı, genci olsun bu topraklar uğrunda ,kanlarını döktüler, canlarını verdiler

Kerkük için, tüm Irak Türkleri, Türkiye, dünya Türkleri için, idam oldular, hapishaneye atıldılar, kendilerin yaktılar, milli Türkçülük doygu mücadelelerinden hiçbir zaman taviz vermediler.....




Bu kutsal Türk toprakları için, kendilerini adak verenler, milli mücadele uğrunda canlarını adayanlar arasında, kanlarını verenler arasında Türkçülük Kerkük,Türkmeneli davasını savunanlar arasında, baba yiğit, kahraman ağabeylerimizin, gençlerimizin yanında mücadeleci kadınlarımızın büyük katkısı, desteği bulunmaktadır. ve davasına sahip çıkanlarımız yanında. kadınlarımız eskiden olduğu gibi, bugünde milli mücadelelerini kanlarıyla sürdürmektedirler.

Irak Türk kadın, kızlarımız milli Türkçülük mücadelesin yolunda, kendisini uzun yıllardan adayarak, kan kardeşi ile, milli davasını savunmaya hapishanelere atılarak, Türk Milleti uğrunda, şehitlik yüksekliğine büyük rütbeye varmıştır. Irak Türk kadın, kızları her bir alanda, çalışarak atalarından, büyüklerinden milli davasını dün, bugün tüm rejimlere diktatörlere karşı, benliğini, belli ederek, bu uğurda şehit düşen kız, kadınlarımız, erlerimiz, gençlerimiz, ağabeylerimiz gibi, bu davayı başararak, yollarına kanlarını vere, vere milli haklarını bugün demokrasi denilen, şehit olarak, bu milli kuruluşlarımız onların yollarında aydın, parlak bir ışık olarak, Türkçülük yollarımız aydınlatacaktır.

Irak Türklerinin anneleri, bacıları her türlü işkence, acıyı tattılar hasret, çileyi yüreklerine sıkarak, erlerini şehit vererek, korkuya aldırış vermeden, dayanıp durdular bu milli dava uğrunda, baba, yiğit yavruları toprağa şehit veren, annelerimiz gözyaşıyla Türk yavrusunu, kara toprağa uğurlayarak, göğün yedi kadında isimlerini terennüm etmeye başladı. ve Türk tarihi sizleri yazmaya başladı. Türk kadınlarımız, kızlarımız erkekler için, muzaffer ordumuz için, tarih boyunca, sırtlarında top mermiler taşıgirsin bir tarafına ..!!!, silaha sarıldılar, bu vatanı kurtardılar, ellerinde bayrağını tutarak, bu toprağın bekçisi olmuşlardır.

Kadınlarımız büyük acıları yaşayarak, insanlık dışı, her türlü işkenceye, uzaklaşmaya göce karşı durarak, yıkılmadılar, yenilmediler, usanmadılar mücadeleyi sürdürdüler. Bizim annelerimiz korku, ölüme aldırmadan, Saddam rejimi işkenceli hapishanelerine Türkçülük milli mücadele uğrunda, direnerek yavrusun, kardeşini, babasını, eşini şehit verdiler, gelinlerimizi beyaz giyimleri ile kurşun yarasıyla kana boyattılar, Türkmen kadınlarımız

14 Temmuz 1959 Kerkük katliamında kardeşini, eşini, şehit vererek, milli yurt toprağını, bayrağını canını, kanını adayarak korudu, kadınlarımız 28 Mart 1991 Altunköprü, Tuzhurmatu, tazehurmatu, 2004- 2005- 2006- 2007 yıllarında Kerkük, Telafer, Tuzhurmatu, Yengice, Amirli, Dakuk, Karatepe şehitlerinin anaları kardeşleri, kızları,çocukları şehit edilerek, bu dava onların kanlarıyla, mücadelesini yürütmektedir.

Irak Başına 85 yıllardan önceleri hangi diktatörler bu vatanı yönetirken, hep Irak Türklerinin dilini, tarihini,, nüfusunu, kimliğini unutturmaya, yok etmeye çalıştılar, kendi topraklarına asimilasyon politikasını uyguladılar, bu milli mücadele yanında erkeklerle birlikte, Irak Türk kadınlarımız büyük katkısı görünmektedir.

kadınlarımız tarih boyunca, Türkçülük kimliğini savunarak, bu milli mücadele davamız yolunda, kardeşleri gibi, canlarını, kanlarını tarih boyunca çekinmeden koydular.

Saddam döneminde çok kızlarımız, kadınlarımız idam olarak, hapishaneye atılarak, uzaklaştırılarak, Kerkük, Türklük için yaktırılarak, kurşuna dizildiler, bugünde ayni durum Saddam düştükten sonra, Amerika ve Talabani, Barzani, öteki emperyalist güçlere bağlı gruplar yapmaktadırlar. Telafer, Tuzhurmatu Kerkük ve birçok köy, ilçelerimizde acı olaylar patlamalar, bombalar sonucu, çocuklarımız, yaşlılarımız, kız, kadınlarımız şehit olmaktadır, buda Irak Türklerini kendi yerlerinden, topraklarından uzaklaştırmak için, her türlü baskılar, işkenceler, kaçırma, öldürme olayları çoğalmaktadır.

Irak Türklerini kahraman, yiğit, atılgan korku, ölüme karşı, milletini toprağını satmayarak, bırakıp gedmeyerek, kadınlarımız , kızlarımız bu milli mücadeleyi başardılar ve başarmaktadırlar.

İşte Irak Türklerinin simgesi sayılan Zehra Bektaş Tisinli, Baas rejimi diktatör Saddama karşı, Kerkük Türk şehrini bırakmalarını istediler, her türlü kendisine ve ailesine işkence uyguladılar, direndiler mücadele ettiler, ama bir türlü Kerkük’ü bırakmadılar. bununla yetmeyen kıyıcı rejim, zorla uzaklaştırma kararını uygulayarak, bu mücadeleci aileyi Kerkük’ten, Irak’ın kuzeyine göndermek isteyerek, Türk kızı Zehra ölümü, şehitliği aklına alarak, gözüne koyarak mücadelesini sürdürerek , direnerek, en son şirin canını, temiz kanını Kerkük, Türkçülük için verdi, kanını döktü ama Kerkük’ü bırakmadı. bu kutsal Türkçülük kokan Kerkük’e kendisini adayarak. yandırdı, yaktı ilkesinden dönmeden. bir simge ışık olarak, bugün öteki şehitlerimiz gibi, milli mücadele yollarımız aydınlatmaktadır.

Zehra Tisinli Saddam Irak Emniyetler güçleri önünde, 16- Ekim 1995 tarihinde Baas rejiminin uzaklaştırma kararını protesto ederek, ve Kerkük’ün bir Türk şehri olduğunu ilk genç yaşlarında Kerkük için, Türklük için Zehra gaz bidonunu üzerine döktükten sonra, kibrit yandırarak, kendini yakarak, baba gür,gür gibi yanarak, Irak Türklerinin yüzünü aklaştırarak, Irak Türklerinin sonsuza tek bir meşalesi olarak, Kerkük üstüne yanacaktır, yollarımızı haklarımızı almaya kadar, kanımızın son damlasına kadar, bu milli mücadele yolumuz Zehra gibi, çok kızlarımız, kadınlarımız aydınlatmaya ön sırada beklemektedirler.

Irak Türklerinin kadınları, kızları 14 Kerkük Temmuz katliamında kardeşleri, babaları, eşleri yanında, Kürt komünistlere karşı direnerek, her türlü silah yardımı, desteğinde bulundular, dökmüş olduğumuz kutsal şehitlerimizin kanını yerde bırakmadan, mücadele ederek aldılar tüfek, mermi taşarak kardeşlerine yetirdiler,

14 Temmuz katliamında yüzlerce Irak Türkleri cellatçasına sürüklenerek, asılarak, etleri kesilerek, şehit oldular bir aileden üç, dört kardeş, babada bulunmaktaydı. Muhtar Fuat ailesinden Cihat Fuat Muhtar, Nihat Fuat Muhtar, Emel Fuat Muhtar. Şehit Emel Muhtar 12 yaşında kardeşlerinin ruhu üstüne kendisini atarak, onları öldürmeyin, beni öldürür demesiyle, Türk kızı Emel Muhtarı iki kardeşi ile parçalayarak, sürükleyerek sonradan kurşuna dizdiler .

Bu katliam Mulla Mustafa Barzani peşmergeleri, Celal Talabani, Komünistler tarafından başlattılar 14 Temmuz Kerkük katliamında kahraman, Mücadeleci milliyetçi Fazıl Antika şehitlerimizin haklarını alarak annesi silah taşıyan oğlu ile birlikte, mücadele ederek, şehit düşmüştür, yanında Irak Türk şehitleri Feride Hüseyin, Hayriye, Vezire, Pakize, gibi kahraman kadınlarımız üzerlerine düşen milli Türkçülük görevlerini başararak, her alanda ön sırada, kardeşleri yanında ölümden, şehitlikten milli duygularından hiçbir zaman olmadılar.

Irak Türk kadınları, kızları milli hak olan Türkçülük kutsal davaları için, canlarını, kanlarını kardeşleri gibi seve, seve toprakları, yerleri, Kerkük ve tüm Türk bölgeleri için vererek, kurşunlara dizilerek, kendini yakarak, evi başına yıkılarak, işkenceler, diktatör rejim tarafında idam olarak şehit olmuşlardır.

Cellat Saddam rejimi tarafından, şehit olan kadınlarımız, kızlarımız

1- Aynur Hamit Mustafa Tuzlu 1978 doğumlu öğrenci 20 Mart 1991 tarihinde Saddam güçleri tarafından kurşuna dizilerek, şehit olmuştur, mücadeleci çalışkan milletini seven bir öğrenci kardeşimiz, hayatını yurdu, milleti için adayarak, hiçbir zaman milli görevinden ayrılmadı.

2- Suriye Muhammet Tuzlu 1962 Türk Tuzhurmatu ilçesinde anneden olmuştur, ev hanımı olarak 1991 yılında Saddam rejiminin Tuzhurmatu ilçesine atmış olduğu roket sonucu şehit olmuştur.

3- Sekine Kamber Çayırlı 1948 tarihinde Türk Tuzhurmatu ilçesinde doğmuş, ev hanımı, Saddam güçlerinin 20 Mart 1991 tarihinde kardeşi Kemal Kamber Çayırlı ile birlikte roket sonucu şehit edilmiştir.

3- Belkıs Hamit Abdullah Tuzlu, Türk Tuzhurmatu ilçesinde 1966 tarihinde doğmuştur, ev hanımı, Saddam rejiminin Tuzhurmatu ilçesine füze vurduğu saldırıda 1991 yılında şehit edilmiştir.

4-Zeynep Tisinli 1942 tarihinde Türk şehri Kerkük Tisin mahallesinde, Saddam rejimi tarafında kurşuna dizilerek, 1991 yılında şehit edilmiştir.

5- Şehit Halil Talefer’linin eşi 1963 Telafer Türk ilçesinde doğmuştur, 1986 yılında kocası Hali Telaferli ile birlikte, karnında olan doğmadığı çocuk bebeği ile, birlikte her türlü işkenceyle Abu garip ceza evinde asılarak şehit olmuştur.

6- Zeynep Hasan Asğar, Türk Musul Telafer ilçesinde 1975 doğumlu, ev hanımı Saddam rejimi tarafından 1990 tarihinde kardeşi Hüseyin Hasan ile birlikte, asılarak idam olmuştur.

7- Semihe Hasan Ahmet, 1972 Telafer ilçesinde doğmuştur, öğrenci 13 Eylül 1991 tarihinde Saddam rejimi tarafından, Abu Garip ceza evinde idam edilmiştir.

8- Elmas Kasım Mustafa, 1968 Telafer ilçesinde doğmuştur, evli altı çocuk annesi 7 Aralık 1990 tarihinde Saddam rejimi tarafından idam edilmiştir.

9-Sacide Hişam Tevfik 1975 doğumlu öğrenci 1991 Altunköprü katliamında şehit edilmiştir.

10- Şükriye Semin Hasan, 1944 doğumlu Saddam rejimi tarafından 28 Mart 1991 tarihinde ayaklanmada şehit edilmiştir.

11-Bedriye Halit, 1936 doğumlu ev hanımı, Saddam rejimi tarafından kurşuna dizilerek 1991 yılında şehit edilmiştir.

12- Leyle İkram Cemil Erbilli, ev hanımı, 1992 yılında Kürtler tarafından arkadan vurularak Erbil Türk şehrinde iki kızıyla birlikte şehit edilmiştir.

13-Soner Esat Erbilli, öğrenci 1992 tarihinde arkadan vurularak, annesi ile kız kardeşi ile birlikte. şehit edilmiştir.

14- Gülenden Esat Erbilli. Kürtler tarafından annesi, kız kardeşi ile birlikte, kurşunla vurularak, şehit edilmiştir.

15- Büyük mücadeleci, sabırlı, Irak Türk kadını 1974 tarihinde, idam edilen Cebbar kuşunçu, kahraman eşi Katibe hanım, oğlu Hüseyin Cebbar, 10 yıl hapishaneye atılmasıyla, 1991 yılında, diktatör Saddam rejimine karşı, ayaklanmasıyla, ayman Cebbar, ve Ayşan Cebbar, iki kızı birden tutuklanarak, işkence altında şehit olurlar, bu insanlık dışı işkence, bu yiğit aileni yok ederek, tüm dünya insan hakları, BM örgütü, Saddam celladına sesiz kalarak, Allah cezasını 9 Nisan 2003 vererek, Katibe hanım, eşi Cebbar, oğlu Hüseyin ve kızları Ayman, Ayşan’ın 1997 yüreğinin yangınıyla, acı, çileye dayanmayarak, şehitler kervanına katılmıştır.

15- Ömer Tarzı Başının ailesi 28 Mart 1991 Altunköprü yolundan, Türkiye’ye barınmak isteyen, 18 kişiden birleşen, Ömer Terzi Başının ailesi, Saddamın buyruğu üzerine, iki arabaya yerleşen 18 kişiyi, Saddamın muhafız güçleri, tüm aileyi bir arabaya toplayarak, yaşlısını, gencini, kadınını kızını, çocuğunu, arabayı ateşe vererek, patlatarak, suçsuz yere bu büyük aileyi yok etmiştir. bu haberi duyan Ömer Tarzı Başı bu çile, acıya dayanmayarak, Türkiye’ye ulaştıktan sonra, sim siyah saçları beyaza dönerek, büyük kriz geçirmiştir. Rahmetli Başbuğ bu acı duruma dayanmayarak,

Ömer Tarzı Başını önemli hastanelerde yatırarak, İngiltere’ye göndermiştir. ailesin eşini 8 çocuğunu şehit veren Ömer Tarzı Başı milli mücadele, Türkçülük davasını sürdürerek, okuyarak Türkiye’de doktor olmuştur, yakından tanıdığım ilişkim olduğu insan yardım sever bir kişi olarak bu acı durumu konuştukça dayanmayarak ağlamaktadır, Irak Türklerine karşı, büyük, kin, nefret, düşmanlık besleyen Saddam diktatörü, birçok aileyi acımadan katliamlarla bitirmeye, yok etmeyle 35 yıl asimile politikasını Türklere uygulamaktadır.

Saddam döneminde, tutuklanan kahraman, mücadeleci, yiğit kızlarımız, kadınlarımız.

1-Şeker Şakır Köprülü, 1928 Altunköprü doğumlu 1967 yılında, dönemin başbakanı Süleyman Demirel’in, Kerkük ziyaretinden sonra, bu milli, mücadelelik hikayesi başlar mutluluğundan dolayı Süleyman Demirel’e karşı, 2 yaşında çocuğunu adak vermesiyle, başlar, Süleyman Demirel’e sanki Kerkük ve Irak Türklerini kurtarıcı diye, gören Şeker hanım oğlunu kurban kesmek istedi, ama bir türlü Süleyman Demirel bırakmadı. bu olay yıllar sonra, ortaya çıktı 1979 yılında, oğlu Sadun Köprülü, ve Ümit Köprülü tutuklandıktan sonra, eski hesap Diktatörün üvey kardeşi, Berzan El Tikriti tarafından soruşturmaya alındı. önce idam, sonra hayat boyu hüküm olan Türkçülük, Türkiye Cumhuriyetinden 17 yıl hapis yatan Sadun Köprülü, ve kardeşi Ümit Köprü altı yıl hüküm olarak, ABU GARİP siyasi hapishanesinde,

Saddamın kardeşi Berzan El Tikriti onlara karşı, oğlunuz vatan haini onun görüşmesine gedmeyin, ve Türkiye için çalışmaktadır .Şeker hanım benim oğullarım hain değil, sizler hain, Türkler bizim milletimiz, kan kardeşimizdir diyerek, oğlunu, Türkiye’yi savunarak, 75 yaşında Şeker Köprülü kadını, alıp her türlü işkence, tokat vurarak, dövdüler ve her iki kolunu, hapishanenin demir kapısına sıkıştırdılar, ve kırdılar, öte yandan başına almış ağır darbeler sonucu, kulaklarında duyurusunu kaybetmekle, mücadelesini sürdürerek tüm engel baskıya, vurmaya reğman, oğlunu 17 sene hapishanede ziyaret etmiştir.

2- Güler Şakır Köprülü 1925 doğumlu, kardeşi Şeker Köprülü gibi, kız kardeşin oğlu Sadun Köprülünü ziyaret ederek, Türkçe yasak olan, Türk milliyetçilik, Turancılık, Türklük ile ilgili, kitapları kardeşi ile birlikte, tencere altında yufka ekmek, meşhur Kerkük dolması altında saklayarak, hapishaneye ölümü göze alarak, korku bilmeden ulaştırmaktaydı.

3-ölmeyen şehit Rüştü Muhtar oğlunun, atılgan yiğit kız kardeşi, Sacide Reşat Muhtar, kardeşi şehit Rüştü tutuklandıktan sonra, milli dava ile ilgili, tutuklanarak her türlü işkenceye karşı, konuşmadan bir süre sonra serbest bırakılmıştır.

3- Nizal Fazıl, öğrenci her türlü işkenceye reğman, Türkçülük, Türk kültür merkezinde okuduğundan dolayı, tutuklanarak, bir süre sonra serbest olmuştur.

4- Dr- Semra Kerküklü Saddam rejimine karşı, Kerkük’ün Korya semtinde, kendisi ile, birlikte, kardeşleri, çocuk yaşlarından, milli mücadeleye katkıda bulunarak, Kerkük’te Türk Kültür Merkezinde Türkçe eğitim görerek, Baas partisi tarafından tutuklanmıştır.

5- Aytan Kucak 16 Ocak 1980 tarihinde Irak Türk liderleri, Albay Abdullah Abdurrahman, Dr- Necdet Kucak, Dr- Rıza Demirci- ve Adıl Şerif ile idam olarak, şehidimiz Necdet Kucağın eşi, Aytan Kucak yıllardan olduğu gibi, Irak Türklerinin mücadelesini, kutsal bir milli görev olarak, eşinin yolunda Türkçülük davasını sürdürmektedir.

6-Meysune Mustafa, pilot şehit kardeşi Aydın Mustafa milli mücadele davasını sürdürerek kendisi ve ailesi Saddam döneminde, her türlü baskı, işkencelere maruz kalarak, bugünde bu milli davayı Irak Türklerinin kuruluşlarında çalışarak yürütmektedir.

7- Naziha Namık Kerküklü, orta Musalla okulunda, gizli milli davasını kız kardeşleriyle birlikte, çalışarak, vermiş olduğumuz Türkçe Bülten, kitap, dergileri dağıtarak,kızlarımıza milli politika, Türkçülük aşkıyla bilgi vererek, bu yüzden iki sene okuldan uzak durdurulmuştur.

8- kaleli Sabriye Kerküklü, 197 2 yılında, yayınlamış olduğu mücadeleci ağabeyimiz Dr Nefi Demircinin Kerkük Bülteni ile ilgili yargılan kardeşi, Hadi Berber ve yedi arkadaşıyla birlikte, Sabriye bu milli yolu seçerek, 1991 yılında Irak’ın kuzeyinde, Türkmen Mili partisine katıldıktan sonra, milli mücadelesini Erbil Türk şehrinde, kardeşinin yanında olarak, çalışarak ön sıralarda görevde bulunmuştur.

9- Lütfiya Türmali, Irak’ın kuzeyinde, ilk kadın olarak, kurulan Irak Türklerinin milli mücadelesine katılarak, çocukları ile birlikte, bu Türkçülük davasına sarılarak, kadınları, kızları birlik, beraberlik içinde çalışmaya başlatarak, büyük emeği geçmiştir.

10-Taife Kasapoğlu, Türk Erbil şehrinde, milli mücadele yolunda, kadın, kızlarımızla birlikte, Türkmen Kültür Merkezini kurarak, yayınlanan çok sayıda Türkçe kitap, Dergi , gazetelerde, büyük katkısı olarak, tüm baskılara reğman, bugün Erbil’de bu milli davasına, tüm varlığıyla sahip çıkmaktadır.

11-Saddam rejimi düştükten sonra, Irak Türkleri milli davalarına sarılarak, kızıyla, kadını ölüme, şehit olmaya, kendisini mücadeleye atarak, haklarını almaya kadınlarımız, kızlarımız kardeşleri ile, sokaklara, caddelere dökülerek, Amerika,tanklarına, Kürt peşmergelerin kıyıcı kurşunlarına karşı, duran iki kardeş İkbal, Seyhan Namık Bağban, milli mücadelelerini bir daha emperyalist, onların uşaklarına göstermişlerdir.

Saddam rejimi 9 Nisan düştükten sonra, bu milli Türkçülük mücadelemiz, demokratsıya, milli haklarımıza kavuşmak için, Irak’ın her bir yerinde, topraklarında başlatarak, Partilerimiz, Irak Türkmen Cephesi kolları, Örgüt, Teşkilat, Derneklerimiz açılarak, her kes kadını, kızı, erkeği, yaşlısı , çocuğu, bu davaya sarılarak, görevini yerine getirerek, milli mücadele yollarına katılmışlardır. ve çok ilgi özverilik göstermişlerdir.

12-Telafer Türk şehrinde, Amerika, Kürt peşmergelerin katliam, baskılarına reğman, susuz olan Amerika ordusuna elinde bardak ile, su vererek, ekmek vererek Türkmen kadınını ne kadar insanlık düşünen, kendisin öldüren düşmana bile acıgirsin bir tarafına ..!!! kanlar, patlamalar, bombalar içinde, onurunu, töresini Türkçülüğünü insancasına dünyaya yardım ederek yansıtmaktadır.

Kadınlarımız, kızlarımız Saddam düştükten sonra, Kerkük şehrine dönerek, orada çalışarak, yorularak mücadelelerini başarmaktadırlar bunlardan.


1-Jale Neftçi, Kerkük İl Meclisinde, milli davasına kendisini adayarak, mücadelesini Saddam döneminden sonra, milli haklarımızı elde etmeye, yorularak çalışmaktadır.

2-Türken Kasap, şehit Aydın Mustafa’nın eşi olarak, Kerkük İl Meclisinde Irak Türklerinin, milli haklarını savunarak, mücadele etmektedir.

3- Kadriye Ziya, uzun yıllardan çalışarak, Türkmen köylerinde kadınları, kızları yetirmede, ve Irak Türklerinin Kadın birliği başkanı olarak, çalışma önemli faaliyetlerde bulunmaktadır.

4- Mehtap Enver Neftçi, hapishanede şehit olan, Türkçü Enver Mahmut Neftçinin kızı, Saddam düştükten sonra, milli mücadelesini sürdürmek üzere, Arkadaşları ile Kerkük’e giderek, milli mücadeleye katılmıştır.

5- Aygül Uğuz, uzun tarihten, İstanbul Türkiye’de, milli Türkmen davası yolunda, önde çalışarak, arkadaşları ile kızlarımızı bir araya toplamaya çalışmaktaydı. ve Saddam döneminden sonra, Kerkük’e giderek, arkadaşları ile, mücadelemizin ön sırasında toplanmışlardır.

6- Gülşen Ali Şekerci, uzun yılla Türkmen davasında çalışarak, İsveç’te dernek kurarak davasını tanıtmaya çalışmaktadır.

Ayrıca milli mücadele yolunda önde gelen kardeşlerimizden, Altunköprü, Telafer, Kifri, Tuzhurmatu ve bir çok yiğit kızlarımız, atılgan kadınlarımızdan, bu milli, mücadele yolunda, kadın kollarında, öğrenci teşkilatlarında, önemli katkılarda bulunmaktadırlar. bunlardan Abasiya Tuzlu, Laika, Firdos, Gülşen Köprülü ve başkaları ayrıca bu çalışmalarda sayısız yazar kız, kadın şairlerimiz resimlerimiz bulunmaktadırlar Şiileri ile kalemkarı ile, milli dava yolumuzu aydınlatmaktadırlar. bunlardan Nesrin Erbil , Emel Kifirli, Şakibe Vandavı, Gülser Kerküklü, Kadriye Ziya, Münevver Molla Hasan, Sekine Kazancı kızı-, Pakize Süleyman, Remziye Meyyas, Ayhan Reşit Orankay, Suphi’ye Halil Zeki,, Yüksel Kerküklü, Melahet Kasap, Ses sanatkarımızdan Selime Kerkük Kızı, Zeynep Demircini unutmayalım .

Irak Türklerinin Milli Mücadelesi, Türkçülük davası şuuru. İlkesiyle ile, Irak’ın başına gelen yönetimlerin katliamlarına, Soykırımlarına, asimile politikalarına karşı, bu dava ölümlere, hapishanelere, idamlara, göç etme, kaçırma, uzaklaştırılmaya, yakma, yandırma, bomba, patlama olaylarına ve Araplaştırma, Kürtleştirme politiksine reğman, 85 yıldan bu yana, kanlar, canlar, şehitler vererek, sürmektedir. artık Türk kadınıyla, kızıyla, erleri, gençleri, yaşlıları ile, ölene tek, mezara kadar bu milli dava Türkçülük, Milliyetçilik prensibi sürecektir. birbirimize sarılalım, beraber olalım, birlikte yorulalım, birlikte çalışalım, mutlu, güzel günleri, büyük Türk milletimiz, her an beklemektedir...

SADUN KÖPRÜLÜ

Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  TÜRK ÜN MİLLİ İÇKİSİ KIMIZ TahsiN 0 114 11-02-2007 08:56:54
Son Mesaj: TahsiN

Foruma Git:

Her Hakkı Saklıdır HilalTurk.CoM © 2006-2008 | Powered by MyBB Copyright © 2002-2008 MyBB Group
Türkçe Çeviri MyBB