|
AVRUPA TARİHİ
|
|
04-01-2008, 15:21:24
Mesaj: #11
|
|||
|
|||
|
RE: AVRUPA TARİHİ
18. YÜZYILDA AVRUPA'DA VERASET SAVAŞLARI
l. İspanya Veraset Savaşları (1702 -1714) Avrupa devletleri arasında akrabalık bağları yüzünden birçok siyasal sorun çıkmış ve bu yüzden zaman zaman taht kavgaları olmuştur. Bu taht kavgalarının ilki İspanya’da çıkmıştır. İspanya Kralı II. Şarl'ın erkek çocuğu yoktu. Kral, ölümünden sonra yerine imparatorluğun geleceği için Fransa Kralı Lui'nin torunu Filip'in geçmesini vasiyet etti. 1700 yılında Filip ispanya tahtına oturdu. Bunu Avusturya imparatoru ve bağlı dükler kabul etmediler. Bunun üzerine Avusturya, İngiltere ve Hollanda ile ispanya, Fransa arasında savaşlar başladı. Bu savaşlarda Fransa kısmen başarısızlığı uğradıysa da yeniden üstünlük sağladı, böylece ispanya Krallığını garantiye aldı. I. Lehistan Veraset Savaşları (1733-1738) Lehistanın jeopolitik yapısı, Avrupa'lı devletlerin sık sık iç işlerine karışmalarına neden olmuştur. Her devlet Lehistan'a kral seçtirmek istemiştir. 1733'te II. Ogüst ölünce Fransa, Rusya ve Avusturya karşı karşıya gelmişlerdir. Lehliler de iki sınıfa ayrılmışlardır. Rusya ile Avusturya III. Ogüst'ü zorla kral seçtirince Fransa ile rekabet başlamıştır. Savaşta taraflar Fransa Avusturya Lehistan Rusya Fransa başlayan savaşta Osmanlı devletinden yararlanmak isteyerek Osmanlı'yı savaşa kışkırtmıştır. Fakat Osmanlı Devleti Fransa'ya güvenemediğinden, yazılı bir bağlaşma yapılmasını teklif etti. Fransa'nın yanında veraset savaşlarına katılmayan Osmanlı Devleti 1736'da Rusya ve Avusturya'yla savaşa girdi, Fransa bu durumdan yararlanarak Avusturya'ya karşı üstünlük sağladı. III. Avusturya Veraset Savaşları (1740-1748) Savaşta Taraflar Avusturya Fransa Rusya İspanya Hollanda Lehistan İngiltere Prusya Avusturya İmparatoru IV. Şarlken’in erkek çocuğu yoktu. Bundan dolayı tahtı ölmeden önce kızına bıraktı, ispanya Kralı bunu kabul etmedi. Bunun üzerine Avusturya'yla, Rusya, Hollanda ve İngiltere ile ispanya, Fransa, Prusya, Lehistan arasında savaşlar başladı. Sekiz yıl süren savaş sonunda Fransa tekrar üstünlüğü sağladı.. ![]() ![]() |
|||
|
04-01-2008, 15:21:50
Mesaj: #12
|
|||
|
|||
|
RE: AVRUPA TARİHİ
YEDİ YIL SAVAŞLARI (1756-1763)
Avusturya Veraset Savaşları Fransa ile Prusya'nın üstünlüğü ile sona ermişti. Bu savaş sonunda yapılan 1748 Ekslaşapel Antlaşması her iki tarafı da memnun etmediğinden yeniden taraflar arasında savaş hazırlıkları başladı. Fakat savaşa katılan taraflar arasında bazı değişiklikler olmuştu. Savaşta Taraflar Prusya Avusturya İngiltere Fransa Rusya Lehistan İlk olarak Prusya İngiltere ile anlaşmış, bunu Fransa'nın Rusya ve Avusturya ile anlaşması takip etmişti. Prusya'nın Avusturya, Rusya ve Fransa'ya açtığı savaşlar 1756 yılında başladı. Yedi Yıl süren savaşlar Prusya'nın aleyhine gelişti. İngiltere ise Fransa'nın bazı sömürgelerini elde etti. Bu arada Fransızları Hindistan'dan çıkararak oraya yerleşti. Savaş Prusya'nın aleyhine devam ederken yeni Rus Çarı III. Petro Prusya tarafına geçti. Savaştan sonra yorulan Fransa, İngiltere’den barış istedi. Bunun üzerine Paris Antlaşması (1763) yapıldı. Buna göre : 1. Fransa, Amerika ve Hindistan'daki sömürgelerini İngiltere'ye bıraktı. 2. Avrupa'daki arazi durumu savaştan önceki haline getirildi. Yorum : Yedi yıl savaşları sonunda Fransa zayıflamış, İngiltere toprak bakımından çok genişlemişti. Bu savaşlar Fransa'da ihtilalin başlamasına, İngiltere’de ise Amerika'da bulunan 13 kolonisi ile arasının açılmasına neden oldu. Prusya ise Avrupa’nın en güçlü kara devleti haline geldi. ![]() ![]() |
|||
|
04-01-2008, 15:22:19
Mesaj: #13
|
|||
|
|||
|
RE: AVRUPA TARİHİ
E. AYDINLANMA ÇAĞI
18. yüzyılda Avrupa'da ortaya çıkan her konuda akla öncülük tanıyan düşünce sistemine "Aydınlanma", bu düşünce sistemi ile gelen yeni döneme ise "Aydınlanma Çağı" adı verilir. Aydınlanma Çağı'nda "aklın kullanılması ile doğru bilgiye ulaşabileceği" fikri temel olarak kabul edilmiştir. Bu dönemde deney ve gözlem önem kazanmış, doğa bilimlerinde büyük gelişmeler sağlanmıştır. Aydınlanma Çağı'nın oluşmasında etkili olan bilim adamlarından bazıları şunlardır. Newton: Fizik ve matematik alanında çalışmalar yapmıştır. Kopernik: Evrende Güneş merkezli bir sistem olduğunu ve Güneş'in Dünya etrafında değil, Dünya'nın Güneş etrafında döndüğünü ispatlamıştır. Galile: Dünya'nın yuvarlak olduğunu ispatlayarak, kilise tarafından benimsenen, Dünya'nın düz olduğu görüşünü yıkmıştır. Ayrıca fizik alanında da çalışmalar yapmıştır. Dekart: Bilimsel bilgiye ancak matematikle ulaşılabileceğini öne sürmüş ve bu nedenle analitik ve geometriyi geliştirmiştir. Bu dönemde sosyal bilimler alanlarında da akılcı bir görüş benimsemiş ve edebiyat eserlerinde toplumsal konular işlenmiştir. Bu alanda özellikle Jan Jak Russo gibi düşünürler yazılarında baskıcı düşüncelere karşı çıkarak demokrasinin doğmasında ve gelişmesinde katkıda bulunmuşlardır. Aydınlanma Çağı'nda güzel sanatlar alanında da gelişmeler olmuş, özellikle müzik alanında Mozart, Bach gibi ünlü besteciler yetişmiştir. Aydınlanma Çağı'nın Sonuçları o Avrupa'da geçmişten kalan pek çok düşünce sistemi değişmiş, yerini akılcı düşünce sistemi almıştır. o Aydınlanma Çağı'ndaki bilimsel ve teknolojik gelişmeler dünyayı geliştiren Sanayi İnkılâbı'nın temellerini oluşturmuştur. o Pek çok alanda önemli eserler verilmiştir. o Avrupa'daki sosyal ve siyasal gelişmeler Amerika Birleşik Devleti'nin kurulmasında ve Fransız İhtilâli'nin çıkmasında etkili olmuştur. ![]() ![]() |
|||
|
04-01-2008, 15:22:53
Mesaj: #14
|
|||
|
|||
|
RE: AVRUPA TARİHİ
F. SANAYİ İNKILÂBI
XVIII. yüzyılda ilk olarak İngiltere'de başlayan, daha sonra diğer Avrupa ülkelerine yayılan, etkileri bakımından tüm dünyayı sarsan önemli bir olaydır. Aletin yerini makinanın alması demek olan bu devrimin başlamasında ilk önemli etken buhar gücünün sanayide uygulanmasıdır. Nedeni: Rönesans ve Reform hareketlerinin yol açtığı özgür düşünce, bilim ve teknik alanda gelişmelere ortam hazırladı. Coğrafi Keşiflerin başlattığı sömürgecilik hareketleri ile Avrupa zenginleşti. Teknik gelişmelerin üretim alanına uygulanmasıyla da endüstri devrimi doğdu. Birinci Sanayi Devrimi : Sanayi, devrimlerle doğmadı. Devrim öncesinde de vardı; işçiler, mesela dokumacılıkta, imalatçı tacirler hesabına evlerinde çalışıyorlardı; demirciler, dökümhanelerde de dışarıdan sipariş alıyorlardı. Ama bütün bunlar zanaat düzeyindeydi. Oysa, XVIII. yüzyıl sonlarına varıldığında bu konuda büyük değişiklikler ortaya çıktı. Bu değişimler, üretim araçlarını hem nicelik hem de nitelik olarak etkiledi. Makinelerin gelişimi ve dolayısıyla maliyetlerinin yükselişi, artık işçilerin bunlara tek başlarına sahip olamayacaklarını gösteriyordu. Buharın kullanımı da bu makineleri bir araya getirme, yani fabrikada bir bina içinde toplama zorunluluğu getirdi. Böylece ekonominin verileri, aynı zamanda da günlük yaşamın çerçevesi değişti. Ayrıca taşımacılıktaki ilerlemeler de bazı dönüşümlere neden olacaktı. Bu arada teknik yenilikleri belirtmek yerinde olur: makinelerde buharın kullanımı, kömür ve demir sektörünü etkileyerek " birinci " sanayi devrimine damgasını vurdu; taşımacılık alanında, demiryolu, deniz ulaşımı ve karayollarında teknik gelişmeler görüldü; dokumacılık gelişti; nihayet petrol ve elektrik gibi yeni enerji kaynaklarının kullanımı, ikinci sanayi devrimini getirdi. Kuşkusuz bu yenilikler hemen yaygınlaşmadı. Nitekim İngiltere'de odunla çalışan son yüksek fırın ancak 1809 yılında söndürüldü. Fransa'da, yeni ve geleneksel sektörler iç içe geçerek uzun süre varlıklarını korudular. Mulhouse de pamuk fabrikada eğiriliyor, ama kumaş -fason işçilikle- evlerde dokunuyordu. Bu dönemde meydana gelen ekonomik dönüşümlerin tümünü sadece teknik gelişmelere bağlamak doğru olmaz. Tarihçilere göre bu gelişim, bir talebe verilen cevaptır. Onlar daha çok tarım alanındaki gelişmeler üstünde dururlar: söz konusu olgu, kırsal alandan kentlere doğru göçe neden olmuş, dolayısıyla potansiyel bir pazarın ve el emeğinin doğuşuna yol açmıştır. Bu yazarlar iç sınırların ortadan kalkmasıyla tutarlı ulusal pazarların oluşumuna, böylece işletmecilik düşüncesinin ortaya çıkışına ve sermaye birikimine önem verirler. İkinci Sanayi Devrimi : Demiryolu 1830 yılından itibaren İngiltere'de sanayileşmenin itici gücü olarak dokumacılığın yerine aldı. Demiryolu çılgınlığı İngiltere'den Fransa'ya geçti, daha sonra bütün Avrupa'ya yayıldı. Fransa'da, bu yayılma kesintisiz olmadı; Thiers gibi siyaset adamlarının acımasız alayları ve Politeknik Okulu'ndan Arago gibi bilim adamlarının eleştirileri bunu gösterir. Ama bu durum, şaşırtıcı bir gelişmeye engel olmadı. 1830 yılından 1850 yılma kadar İngiltere'de 10 000 km. demiryolu yapıldı; bunu izleyen 20 yıl içinde kıta Avrupası'nda biraz daha fazla demiryolu döşendi. ABD'de de benzer bir gelişme yaşandı. 1869'da, doğu ve batı kıyıları birbirine bağlandı. Her yerde büyük teknik başarılar gerçekleştirildi. 1871'de tamamlanan Frejus Tüneli ile Alpler ilk kez aşılıyordu. Artık dünya, demiryolu çağım yaşamaktaydı.Bu değişimde makinelerdeki gelişmelerin de etkisi vardı. Raylar üzerinde ilerleyen ilk buhar makinesi, 1804'te Galler'de yapıldı.182Tde Fransız mühendis Marc Seguin'in borulu kazanıyla trenlerin gücü büyük ölçüde arttı. Sonra 1829'da kesin bir gelişim evresi aşıldı: İngiliz George Stephenson'ın " Roket " adlı lokomotifi, bir yarış atını geçti. Bu başarıyı diğer gelişmeler izledi, demir raylar genelleşti, taşıyıcı şasi mükemmelleştirildi; lokomotiflerin hızı ve çekiş gücü yükseltildi. Kısacası trenler maden ocağı veya dökümhaneyi bir su yoluna bağlama aracı olmaktan çıkarak, gerçekten yararlı taşıma araçları haline geldi. Bunun için çelik sanayii patronlarının kendilerine sunulan bu büyük pazarı keşfetmesi ve bankalar kurularak halkın tasarruflarını toplaması ve yönlendirmesi, gereken sermayeyi bir araya getirmesi gerekiyordu. Böylece demiryolu devrimi, büyük malî grupların ortaya çıkmasını sağladığı gibi, çelik sanayisini de, lokomotif, ray, viyadükler imaline teşvik etti. Demiryolları sayesinde pazarlar birleşti, mesafeler kısaldı, bölgesel ekonomilerin uzmanlaşması için gerekli koşullar oluştu, şehir-köy ayrımı azaldı. Öte yandan demiryolunun gelişimi, sanayi devriminin etkilerinin yayılmasına da katkıda bulundu. Çelik sanayii 1856 yılından itibaren çok büyük bir gelişim gösterdi. Henry Bessemer, dökme demiri ekonomik olarak çeliğe dönüştüren bir yöntem buldu; böylece çelik, demire karşı bir zafer kazanmış oldu. Ama ikinci sanayi devrimi, petrol ve elektrikten kaynaklandı. Antik Çağ'dan beri bilinen " yer yağı ", Amerika Birleşik Devletleri'nde XIX. yüzyılın ortasında işletilmeye başladı. Albay Drake ilk petrol kuyusunu 1859 yılında açtı; ardından Rusya devreye girdi. Petrol önce aydınlanmada kullanıldı. Sonra, 1866 yılından sonra Avrupalı mühendisler patlamalı motoru icat ettiler. Bu buluşu, Alman Rudolf Diesel'in geliştirdiği içten yanmalı motor izledi. 1914 yılında trafiğe çıkan iki milyon taşıt, henüz demiryolunun üstünlüğünü tehdit etmese de hiç şüphesiz yepyeni bir çağı başlatıyordu. Elektriğe gelince, bu enerji tam yüz yıldan beri incelenme konusuydu. Ancak sanayide üretimi ve kullanımı, Belçikalı Zenobe Gramme'ın jeneratörü buluşundan ve Fransız Aristide Berges'nin bunu 1869 yılında bir su çavlanına yerleştirmesinden sonra gerçekleşti. Aristide Berges bu enerji kaynağına " beyaz kömür " adını verdi. 1882 yılında fizikçi Marcel Deprez elektriği yüksek gerilimli akıma dönüştürdü. Bu gelişim elektriğin iletimi için gerekli koşuldu ve hemen pratik sonuçlar verdi: Gramme'ın tersinir makinesi ilk elektrik motorunu oluşturdu. Amerikalı Thomas Edison 1878 yılında akkor lambayı buldu. Bunları kısa süre içinde diğer buluşlar izledi; yeni bir sanayinin temelini oluşturan elektroliz bulundu; dolayısıyla elektrolize dayanan elektrometalürji, alüminyum üretimini sağladı. Bütün bu buluşlar, İsveç, Norveç, İsviçre, İtalya ve Güneydoğu Fransa gibi kömürü bulunmayan dağlık ülkelerin ekonomilerinin gelişmesine olanak verdi. Aynı dönemde petrol, Amerika Birleşik Devletleri'nin ilerlemesini kolaylaştırdı. Öte yandan Almanya yeni buluşlara uyum sağladığından, sanayinin haritadaki dağılımı İngiltere aleyhine değişti. Yeni enerji kaynakları olmayan bu ülke, donanımlarının eskimesi sonucu nispî bir gerilemeye uğradı. Sonuçları: 1) Üretimde aletin yerini makine aldı ; seri üretime geçildi. 2) Üretim patlaması yaşandı; uluslararası ticaret hızlandı 3) Büyük şirketler kuruldu: sermaye birikimi daha da yoğunlaştı 4) Büyük üniteli fabrikalar kuruldu; yeni bir sosyal sınıf doğdu (işçi sınıfı) 5) Köyden kente göç başladı; kentleşme hızlandı; dünyanın ilk gecekonduları meydana geldi. 6) Hammadde kaynakları ve pazar alanları bulma yarışı sanayileşen ülkeler arasında rekabete yol açtı. 7) Emek ve sermaye arasında çelişkiler yoğunlaştı; işsizlik bir yandan artarken öte yandan teknoloji alanlarında yeni yenilikler görüldü. Yorum: işsizliğin artması, işgücünün önemli bir unsur olmasına karşın ucuz olmasına yol atı. Bu durumda işçi sınıfı kendini korumak için sendikalaşmaya başladı. Böylece çalışma hayatında yeni bir dönem başladı. 8) Uluslararası ekonomik ve kültürel ilişkiler arttı. 9) Sosyalizm ve Liberalizm gibi düşünce akımları ortaya çıktı. ![]() ![]() |
|||
|
04-01-2008, 15:23:22
Mesaj: #15
|
|||
|
|||
|
RE: AVRUPA TARİHİ
AMERİKANIN KURULUŞU
a. 13 Sömürge ( Koloni ) Dönemi : İngilizler, XVI.yy.'ın sonlarından itibaren, ABD'nin Atlas okyanusu kenarlarına yerleşmişler, burada zamanla 13 sömürge oluşturmuşlardır. XVIII.yy.'da sömürgeler İngiltere'ye bağlı ayrı hükümetler haline gelmişlerdir. Her sömürgenin başında İngiliz kralı ya da yerli halk tarafından seçilen Vali bulunur, yönetimde de halk tarafından iki yılda bir seçilen meclis bulunurdu. Meclis, sömürge halkının vergilerini belirlerdi. Prusya + İngiltere ile ; Fransa + Rusya + Avusturya arasında başlayan , yedi yıl savaşları ( 1756 - 1763 ) sonunda, koloniler İngiltere'den ayrılma belirtileri göstermeye başladılar. * Fransa, Amerika için tehlike olmaktan çıkmıştı ve İngiltere'nin ekonomik baskısından, vergilerden kurtulmak istemişlerdir. Avrupa'da giriştiği savaşlar sonucu ekonomik olarak yıpranan İngiltere, mali durumunu düzeltebilmek amacıyla yeni vergiler çıkarmak zorunda kalmış, çay ve damga vergisinin sömürgelerde de uygulanmasını istemiştir. 13 sömürge İngiltere parlamentosunda, Amerikalı temsilcilerin olmadığını ileri sürerek bu vergileri reddettiler. ( 1763-Newyork ) b. 13 Sömürge ile İngiltere'nin Savaşması, I. Filedalfiya Kongresi ( 1774 ) : Vergi konusunda birtakım çekişmeler olmuş, sonuçta sadece Çay'a uygulanması kararlaştırılan vergiyi de, Amerikalılar kabul etmediler. Amerikalıların, İngiltere' den sömürgelere çay getiren üç İngiliz gemisine saldırıp, çayları denize atması üzerine, İngiltere çayların bedellerinin ödenmesini istemiş ve Boston limanını abluka altına almıştır. Filadelfiya'da toplanan sömürge temsilcileri, İngiltere ile savaşmaya , savaş için hazırlıklar yapmaya karar vermişlerdir. İngilizlerin Boston yakınlarındaki bir silah deposuna baskınına, Amerikalıların karşılık vermesi iki taraf arasında savaşın başlamasına yol açmıştır. ( 1775 ) c. İkinci Filedalfiya Kongresi - Amerika'nın Bağımsızlık İlanı ( 1776 ) : İngiltere'nin Amerikaya askeri takviye yaparak kontrol altına almak istemesi üzerine önce Virjinya sömürgesi bağımsızlığını ilan ederek, İngiltere ile savaşmaya başlamış, bunu diğer sömürgeler izlemişlerdir. 4 Temmuz 1776 'da ikinci defa Filadelfiya'da toplanan sömürgeler, bağımsızlıklarını ilan ederek İngiltere ile savaşa karar vermişler, İnsan Hakları ve Bildirgesini de kabul etmişlerdir. d. Fransa'nın Yardımı ve Versay Antlaşması ( 1783 ) : Amerikalıların birtakım başarıları üzerine ( Saratoga - 1777 ), o zamana kadar silah ve cephane yardımı yapan Fransa, İngiltere'ye karşı Amerikalıların yanında savaşa katıldı. Ona İspanya ve Hollanda da katıldı. General Corc Vaşington'un York Town başarısı, Fransızlar'ın Antil ve Hindistan denizlerindeki başarıları üzerine İngiltere barış istemek zorunda kalmıştır. 1783'de İngiltere ile Versay antlaşması imzalandı. Maddeleri: 1- İngiltere amerikan kolonilerinin bağımsızlığını tanıdı. 2- Florida ve Minorka adası İspanyaya bırakıldı. 3- Kanada sınırında Misisipi nehrine kadar olan bölge Amerika’ya bırakılacak. 4- Antillerden bazı adalar ve Senegal İngiltere’ye bırakılacak. 5- Bağımsızlığını ilan eden eyaletler iç işlerinde serbest olmak şartıyla Amerika Birleşik Devletlerini kurdular. (1787) Monrea Doktrini: Amerikan başkanı Monrea (1817-1825) bir bildiri yayımlayarak Amerika’nın Avrupa’nın siyasi işlerine karışmayacağını Avrupa’nın da Amerika kıtasına müdahalelerine izin vermeyeceğini ilan etti. Amerika bu doktrinle yalnızlık politikası uygulamıştır. Avrupa’daki kargaşaya karışmayıp ekonomisini güçlendirmiş, Orta ve Güney Amerika’da etkisini artırmıştır. ![]() ![]() |
|||
|
04-01-2008, 15:23:51
Mesaj: #16
|
|||
|
|||
|
RE: AVRUPA TARİHİ
FRANSIZ İHTİLALİ(1789)
Sebepleri: Fransız ihtilalinin sebeplerinin iç ve dış sebepleri olacak iki kısımda işleyebiliriz. İç Sebepler: 1- Krallık Rejiminin İstibdadı: Fransa XVI. yüzyıldan beri koyu bir mutlakıyetle yönetilmekte idi. Krallar, memleketin sahibi ve efendisi sayılırdı. Kralın Tanrı'dan başka kimseye hesap vermeyeceği kabul olunurdu. Kral ve çevresinin , zengin ve gösterişli yaşamına karşılık, halkın sıkıntılı yaşamı, Kral'a tepki duyulmasına yol açmıştır. 2- Sosyal Durum ( Halkın çeşitli Sosyal Sınıflara Ayrılması ): Fransız milleti eşitsizlik üzerine kurulmuş sosyal bir yapıya sahipti. Halk, birbirlerine eşit olmayan ve başka hak ve imtiyazlara sahip bulunan ; Soylular - Rahipler - Burjuvalar- Köylüler olarak, dört ayrı sınıfa bölünmüştü. Soylular: Büyük toprak ve Malikane sahibi idiler. Devlet memurluğu ve askerlikle uğraşırlar, devlete vergi vermezlerdi. Topraklarında, köylüleri çalıştırırlardı. Rahipler: Arazi ve mal sahibi idiler. Din bakımından Papa'ya bağlıydılar. Devlet ve Halk üzerinde dinsel otoriteye sahiptiler. Devlete vergi vermezlerdi. Burjuvalar: Şehir ve kasabalarda oturan, iş ve ticaret'le uğraşan kesimdi. Aydınlar bu sınıf içinde idi. ( Doktor, Mühendis, Avukat, Tüccar, Sanatçı ) . Siyasal hakları yoktu. Devlete vergi verirlerdi. Köylüler: Halkın çoğunluğunu oluşturmakta idiler. Vergi verirler, askerlik yaparlar, soylu kişilerin ve rahiplerin tarlalarında çalışırlar, gerektiğinde onların angaryalarını görürlerdi. Hiçbir siyasal hakları yoktu. Okuma - Yazma bilmezlerdi. Ekonominin bütün yükü, vergileri bu sınıf karşılıyordu. 3- Fransız Aydınlarının Etkisi: XVIII.yy.da Fransa'da yetişen filozoflar, düşünceleri ve eserleriyle, Fransız halkını etkilemişlerdir. Bu aydınlar içinde en etkili olanları, Monteskiyö, Volter, Didero ve Jan Jak Ruso' dur. Monteskiyö , "İran Mektupları " adlı eserinde, bir İranlının ağzından Fransa' daki devlet rejimini, memleket yönetimini, sosyal durumu eleştirerek, hükümetin uygulamalarını ve soyluların yaşayışlarını halka göstermeye çalışmıştır. "Kanunların Ruhu Üzerine" adlı eserinde, devlet rejimlerini inceleyerek, en iyi devlet rejiminin, kanunları yapan kuvvetle, yürütme kuvvetlerinin birbirlerinden ayrıldıkları rejimler olduğu fikrine ulaşmıştır. Volter : Felsefe, Tarih, Edebiyat, Sosyoloji, Din alanlarında eserler yazmış, eserlerinde özgürlük ve vicdan özgürlüğü üzerinde durarak, genellikle Kilise ve Papazları eleştirmiştir. Didero : Fransa'nın en büyük Ansiklopedist lerindendir. Fransızları kültür yoluyla yükseltmeye çalışmış, devlet yönetimini eleştirerek, rejimin değişmesi gerektiğini söylemiştir. Jan Jak Ruso : Düşünceleriyle, Fransız halkını en çok etkileyen düşünürdür. " Sosyal Mukavele " ( Contrat Social ) adlı eserinde; " İnsanın hür olarak doğduğunu, fakat her yerde zincire vurulmuş bulunduğunu, hakları çiğnenen insanların, bu haklarını geri almaları için, ihtilalin meşru bir araç olduğunu, hükmetme hakkının yalnız millette bulunması gerektiğini söylemiştir. 4- Mali Zorluklar, Vergilerin Ağırlığı : Fransız ihtilalinin en temel nedenidir. Sarayın israfları, Fransa'nın XVIII.yy. boyunca girdiği savaşlar, devletin ekonomik durumunun daha da bozulmasına yol açmış, halktan alınan vergilerin artırılmasına yol açmıştır. 5- Eta jenaronun toplanması. (5 Mayıs 1789) Dış Sebepler: 1-Rönesans sonrasında ortaya çıkan aydınlanma çağının etkisi . 2-Amerikanın bağımsızlığını kazanması. 3-İngiliz meşrutiyetinin etkisi. İhtilalin Başlaması ve Dönemleri : Fransa Kralı, XVI. Lui' nin, halktan yeni bir vergi almak için "Etajenero" yu toplamasıyla başlayan İhtilal 5 dönemden geçmiştir. 1. Etajenero, Milli Meclis ve Kurucu Meclis Devri (1789 - 1791) : Etajenero'nun, 5 Mayıs 1789' da toplanmasıyla başlayan bu dönemde, köylü ve Burjuvaların milletvekilleriyle, soylu ve rahiplerin milletvekilleri arasında toplanma konusunda anlaşmazlık baş göstermiştir. Toplantıların ayrı ayrı salonlarda değil, aynı salonda yapılmasını isteyen köylü milletvekillerinin isteği, soylu ve rahip milletvekilleri tarafından reddedilmiş, bunun üzerine bir araya gelen köylü ve burjuva milletvekilleri, halkın % 96'sını temsil ettiklerini ileri sürerek, Etajenero' ya, "Milli Meclis" adını vermişlerdir. Kral'ın soylu ve rahip milletvekillerinin etkisinde kalarak ,meclise karşı zor kullanmak istemesi, ve maliye bakanı Neker' i görevinden atması üzerine halk ayaklanarak, siyasal hükümlülerin hapsedildikleri "Bastil Hapishanesi" ni basmıştır. Hükümlüleri kurtardıktan sonra hapishaneyi yakmış, yıkmıştır. ( 14 Temmuz 1789 ) Bu olaydan sonra Fransız halkı silahlanmış ve İhtilale katılmıştır. Milli Meclis; 1. Soyluların ve Rahiplerin derebeylik döneminden kalma bütün haklarına ve ayrıcalıklarına son vererek, eşitliği kabul etti. 2. Yeni bir Anayasa yaparak, İnsan ve Vatandaş Hakları bildirisini ( 17 madde ) anayasa'nın başlangıcına koydu. 3. Yaptığı , yeni Anayasa nedeni ile Milli Meclise, Kurucu Meclis ( Assamblée Constituant) adı verildi. Kurucu Meclis: Çalışmaları ; 1. Fransa Meşruti bir krallık olmuştur. 2. Kanunları yapma yetkisi meclise, yürütme görevi kralın seçeceği Bakanlar Kurulu'na bırakılmıştır. 3. Kral' a kanunları veto hakkı tanınmıştır. 4. Kralın kaçma girişimi üzerine Cumhuriyet'in ilan edilmesini isteyenlere katılmamış, Kral'a Anayasa'ya sadık kalacağına dair yemin ettirmiştir. 5. Üyelerinin hiçbirisinin, yeniden seçilmemesi koşuluyla kendini dağıtmıştır. ( 30 Eylül 1791 ) 2. Meşruti Krallık Meclisi Devri ( 1791-1792 ): Bu dönemde, yeni anayasadan memnun olmayan halk ve Cumhuriyetçiler, Paris'te büyük bir gösteri yapmışlar, kraldan yana olan Paris Belediye Meclisini dağıtarak "Komün" denilen Belediye Meclisini kurmuşlardır. Kralın oturduğu "Tüilöri Sarayı" na yürümüşler, sonuçta Kral tahttan indirilerek, ailesiyle birlikte hapsedilmiştir. Meşruti Krallık Meclisi' nin dağılması üzerine, Ülke yönetimi "Komün" ün eline geçti. 1791 Anayasa'sı yürürlüğünü kaybetti. 3. Milli Konvensiyon Meclisi Devri ( 1792-1795) : Cumhuriyet ilan edilmiş ancak Cumhurbaşkanı seçilememiştir. Mecliste; Jirondenler ( İllerden seçilmiş milletvekilleri) , Montanyarlar ( Paris Milletvekilleri ), Mutediller ( Meclisin ortasında oturanlar- Kararsızlar) olmak üzere üç parti oluşmuştur. Jirondenler; İhtilalle kazanılan hakların kan dökülmeden yürütülmesini ve uygulanmasını, Montanyarlar; Cumhuriyetin ve kazanılan hakların kan dökülerek ve şiddetle korunmasını istemişlerdir. Jirondenlerin yönetimi ele geçirme çabası sonuç vermeyince, Montanyarlar'la arası açılmıştır. Kral ve Kraliçe yargılanarak idama mahkum edilmişlerdir. "Devrim evlatlarını yer" kuralının işlediği dönemdir. İhtilalin etkili isimlerinden Danton ve Robespiyer idama mahkum edilmişlerdir. "Genel Kurtuluş Komitesi" ve "İhtilal Mahkemeleri" kurularak, haklı-haksız binlerce kişi öldürülmüştür. Meclis tarafından Komite ve İhtilal Mahkemeleri ne son verilmiş, Konvensiyon meclisi yeni bir Anayasa yaparak kendini dağıtmıştır. 4. Direktuvar Devri ( 1795-1799 ) : Devletin rejimi Cumhuriyettir. " Beşyüzler Meclisi " ve " İhtiyarlar Meclisi " olarak iki meclis oluşmuştur. Kanunları yapmak, Beşyüzler meclisinin, onaylamak İhtiyarlar Meclisinin görevidir. Yönetimi iki meclisin belirleyeceği 5 kişiden oluşan Beş Direktör yapacaktı. İçte kralcılar ve rahiplerle, dışta Avusturya- Prusya-Hollanda ile yapılan savaşlarla uğraşılmıştır. Napolyon, Mısır başarısızlığı üzerine Fransa'ya geri dönmüş, bu yönetime karşı olanlarla birleşmiş, Beşyüzler Meclisi toplantı sırasında iken meclisi askeri kuvvetlerle basarak üyelerin hepsini tutuklatmıştır. Bu gelişmeler üzerine İhtiyarlar Meclisi kendini dağıtmış, böylece Direktuvar devri sona ermiştir. 5. Konsüllük Devri (1799-1804) : Anayasa'nın yeniden yapılması için iki komisyon kurulmuş, yürütme ve yönetme işlerine bakmak için de üç kişiden oluşan, Konsül seçilmiştir. Konsülün birinci kişisi Napolyon Bonapart' tı. Napolyon'un yazdığı Anayasa'ya göre üç konsül ülkeyi on yıl yönetecekler, kanunları Senato ve Tribuna adlarıyla anılan meclisler yapacaktı. Meclis üyelerinden birisinin, Napolyon'un İmparator olmasını önermesi üzerine halkoyuna gidilmiş, Napolyon İmparator seçilmiştir. Böylece Konsüllük devri sona ererek I.İmparatorluk dönemi başlamıştır. Avrupa’nın Tutumu İhtilalinin başlangıcında Avrupa’da tepki meydana gelmedi. Hatta bu kargaşadan Fransa’nın zayıflayarak çıkacağı düşüncesi uyandı. 1791 anayasasındaki “Fransa fetih amaçlı savaşlardan vazgeçmiştir” maddesi memnunluk uyandırmıştı. Ancak ihtilal sonucunda mutlakıyetin yıkılıp cumhuriyetin kabulü Avrupa krallıklarını telaşa düşürdü. Avrupa devletleri Fransa’ya karşı birleşti. İhtilal Savaşları(1792-1815) Fransa ile Avrupa devletleri arasında yapılan savaşlarda Fransa Avrupa’nın büyük bir kısmını ele geçirdi. Avrupa coğrafyası büyük ölçüde değişti. Savaşlar Napolyon’un yenilgisi ile sonuçlandı. Fransız ihtilalinin Sonuçları: 1. Soyluların ve rahiplerin ayrıcalıkları kaldırılarak eşitlik ilkesi getirildi. 2. Mutlak monarşi yıkılarak, egemenliğin halktan geldiği kabul edildi. 3. Eşitlik, adalet, milliyetçilik, hürriyet, ulusal egemenlik, laiklik, cumhuriyet gibi kavramlar önem kazandı. 4. Milliyetçilik fikrinin yayılması ile imparatorluklar dağılma sürecine girdi. 5. Mahalli otorite yerine merkezi otorite kabul edildi. 6. Eski toplum, eski kültür değerleri ve idareler değişim geçirdi. 7. Fransız İhtilali sonuçları bakımından evrensel olduğundan yeniçağın bittiği, yakınçağın başladığı kabul edildi. 8. İmparatorlukların yıkılması ile milli devletler kurulmaya başladı. 9. Dağınık halde bulunan milletler siyasi birliklerini kurmaya başladılar. 10. Daha önce İngiliz bilgini Locke tarafından ileri sürülen ve Amerika bağımsızlık savaşları sırasında Amerikalılar tarafından kabul edilen İnsan Hakları Bildirisi Fransızlar tarafından dünya çapında bir bildiriye dönüştürüldü. Bunda milliyeti, ailesi ne olursa olsun bütün insanların elde edecekleri doğal haklar belirtilmiştir. ![]() ![]() |
|||
|
04-01-2008, 15:24:18
Mesaj: #17
|
|||
|
|||
|
RE: AVRUPA TARİHİ
FRANSA'DA İMPARATORLUK VE NAPOLYON
( İHTİLAL-KOALİSYON SAVAŞLARI ) : Napolyon'un Fransa'da İmparatorluğunu ilan etmesi ve I.İmparatorluğu kurması, Avrupa'daki siyasi dengeleri yeniden bozmuş, İmparatorluk rejimini tanımak istemeyen devletler, Fransa'ya karşı yeniden bağlaşmalar kurmuşlardır. İhtilal sırasında kurulan 2 bağlaşmayla birlikte Fransa'ya karşı toplam 7 bağlaşma kurulmuş, 1805-1815 yılları arasında savaşlar olmuştur. III. Bağlaşma : Fransa : İngiltere + Avusturya + Rusya Nedeni: Napolyon' un İtalya'da kendine bağlı devletler kurmak ve Almanya'yı istila etmek istemesi. Gelişme: Trafalgar deniz savaşında, Fransız donanmasının Amiral Nelson komutasındaki İngiliz donanmasına yenilmesi üzerine Napolyon, Avusturyalıları ve Rusları yenilgiye uğratarak Viyana'ya girmiş, Kutsal Roma-Germen İmparatorluğunu yıkarak "Ren Konfederasyonu" adıyla bir Alman Devleti kurmuş, Avusturya'yı ayrı bir devlet haline getirmiştir. IV.Bağlaşma : Fransa ; Prusya + İngiltere + Rusya Nedeni: Ren Konfederasyonunun kurulmasının, Almanya'nın en gelişmiş devleti olan Prusya'nın çıkarlarına uygun olmaması Gelişme : Napolyon, Prusyalıları ve Rusları yenilgiye uğrattı. Ruslarla "Tilsit Antlaşmasını" imzaladı. Buna göre Prusya ve Lehistan'ın bir bölüm toprakları, Fransa ile Rusya arasında paylaşılıyor, Napolyon , Rusya'nın Osmanlı Devleti üzerindeki isteklerini kabul ediyordu. V. Bağlaşma: Fransa ; İngiltere + Avusturya + İspanya Nedeni: Napolyon'un , İspanya' yı ele geçirmek istemesi, İspanyollara yardım eden İngilizlere yenilmesi. Gelişme: Napolyon Avusturyalıları yenilgiye uğratarak, sınırlarını genişletti. VI. Bağlaşma: Fransa ; İngiltere + Rusya + Prusya + Avusturya Nedeni: IV.bağlaşmadan sonra, İngiltere'nin Avrupa limanlarını, Fransa'nın Rusya ile birlikte İngiltere'ye karşı kurmuş oldukları kara ablukalarının, devletlerin ekonomik faaliyetlerine zarar vermesi üzerine, Rusya' nın Napolyon'dan ayrılarak, İngiltere'ye limanlarını açması. Napolyon Rusya üzerine sefere çıkarak, Moskova'ya girdi. ( 1812 ) Ruslar, şehri yakarak, Napolyon'u zor durumda bıraktılar. Çar'ın Napolyon' un barış teklifini kabul etmemesi üzerine, Napolyon geri çekilmek zorunda kaldı. Gelişme: Napolyon'un yenilgisinden yararlanmak isteyen bağlaşıklar, Almanya' da ( Leipzig ) Napolyon'u yenilgiye uğrattılar. Fransa'ya çekilen Napolyon, bağlaşıkların Paris'e girmeleri üzerine, İmparatorluktan çekildi. Fransa'da meşruti krallık rejimi kuruldu, Napolyon Elbe adasına sürgüne gönderildi. VII. Bağlaşma: Fransa ; İngiltere + Rusya + Prusya + Avusturya Nedeni: Bağlaşıkların Viyana'da kongre topladıkları sırada, Napolyon'un, Elbe adasından kaçarak Fransa kıyılarında yeni kraldan ( XVIII.Lui ) memnun olmayan halk ve ordu tarafından İmparator olarak karşılanması. Gelişme: Napolyon, Vaterlo'da , İngiliz ve Prusya kuvvetlerine yenildi. ( 1815 ) Napolyon, Amerika'ya kaçmak isterken yakalanarak, Sen Helen adasına sürülmüş, 1821'e kadar yaşamını sürgünde sürdürmüştür. ![]() ![]() |
|||
|
04-01-2008, 15:24:44
Mesaj: #18
|
|||
|
|||
|
RE: AVRUPA TARİHİ
Viyana Kongresi ve Kararları (1815)
Napolyon savaşları yüzünden bozulan Avrupa'nın siyasal durumunu düzenlemek ve Avrupa'nın gelecekte alacağı durumu belirtmek ve saptamak amacıyla tüm Avrupa Devletleri Viyana'da büyük bir kongre topladılar. Kongreyi dört büyük devlet, yani İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya yönettiler. Kongreye Avusturya Başbakanı Prens Meternich başkanlık etti. Kongreye sadece Osmanlı Devleti katılmamıştır. Kararları: 1. Fransa'nın ele geçirmiş olduğu yerlerin hepsi elinden almıyordu. 2. Belçika ve Hollanda birleştirilecek ve Niederland devleti kurulacaktı. 3. Germen Konfederasyonu kuruldu. 4. İsveç ve Norveç Krallıkları birleştirilecek ve İsveç - Norveç Krallığı kurulacak. 5. İsviçre; 22 kantondan meydana gelen bağımsız ve sürekli tarafsız bir devlet haline getirildi. 6. Avusturya, Doğu Galiçya'yı, Lombardiya, ve Venedik'i alıyordu. 7. Napolyon'un hükümetlerine son verdiği hükümdarlar ve krallar tekrar memleketlerine ve tahtlarına sahip olacaklardı. 8. Fransa ihtilalden önceki sınırlarına çekildi. 9. İtalya'da hükümet kuruldu. 10. Varşova büyük dukalığı ile Finlandiya, Rusya'ya verildi. Sonuçları: Viyana kongresi ile Avrupa'da yeni bir statü doğmuş oluyordu. Kongrede Fransız İhtilali’nin Avrupa'ya yaydığı insan ve vatandaşlık haklarından hiçbirisi, yani hürriyet, milliyet ve eşitlik prensipleri göz önünde tutulmamış, sırf siyasal emel ve istekler üzerine kararlar verilmiştir. Bundan dolayı Viyana Kongresi kararları başarılı olmamış, kongre verdiği kararları yürütebilmek için silaha başvurmak zorunda kalmıştır. Viyana Kongresinden Sonra Avrupa (1815-1830) Viyana Kongresinden sonra İngiltere, Rusya, Prusya ve Avusturya kendi çıkarlarına göre ve bu çıkarların uyuşması oranında Avrupa'da yeni bir statü kurmuşlardı. Bu devletler Avrupa düzenini korumak, krallık rejimine karşı yapılacak ihtilal hareketlerini bastırmak ve Avrupa'yı mutlak krallık rejimiyle yönetmek için aralarında bazı antlaşmalar yaptılar. Avrupa tarihinde bu devreye Restorasyon devri denilmiştir. Avrupa'nın büyük devletleri, Viyana Kongresi kararlarını yürütmek amacıyla, iki ayrı bağlaşma kurmuşlardır. 1. Kutsal İttifak (1815): Viyana Kongresi kararlarının nasıl uygulanacağı tam belli değildi. Sürgünde bulunan Napolyon'un Fransa'da tekrar iktidara gelmesi Avrupa'nın üç büyük devletini harekete geçirdi. Bu ittifak Rusya, Avusturya ve Prusya arasında yapılmıştır. Kutsal İttifakın amacı Fransız İhtilali'ne karşı bir tepki olmuş ve mutlakıyetçiliği güçlendirmeyi esas almıştır. Fransa'da sonradan katılmıştır. 2. Dörtlü İttifak (1815): İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya.arasında yapılmıştır. Bu ittifakın kurucusu Prens Meternich'tir. Bundan dolayı buna Meternich Sistemi de denir. Dörtlü İttifak Kutsal ittifakın yetersizliği üzerine ortaya çıkmıştır. Bu dört devlet, başka düşüncelerin yayılmasını silah gücüyle durdurmayı kararlaştırmışlardır. Böylece her türlü özgürlük hareketi bastırılacaktır. Fakat gittikçe gelişen özgürlük akımları soncunda meydana gelen ihtilallerin önü alınamadı. Meternich Sisteminin Sona Ermesi: Restorasyon devri 1827 yılına kadar ancak sürebilmiştir. Çözülme önce İngiltere'nin Dörtlü İttifaktan ayrılmasıyla başladı. Bunun arkasında Osmanlı Devleti'nde Rum İsyanı çıktı. Meternich, Osmanlı Devleti antlaşmaya dahil olmadığı halde, Rum isyanının beraberce bastırılmasını teklif etti. Buna karşılık Rusya ve Fransa, Rumlara yardım ettiler. İngiltere'de bunlara katıldı. Sonunda, Navarin'de Osmanlı donanmasını yakarak kendi prensiplerini kendileri yıktılar. Viyana Kongresi Kararlarına Tepkiler: 1.1830 İhtilali: Meternich Sistemi özgürlük düşüncesini geniş ölçüde benimsemiş bulunan Avrupa toplumlarında otoriteye karşı bir tepki meydana getirdi. Mutlakıyet yönetimlerine karşı güçlenen liberal tepki 1830 yılında aniden patlak vererek bütün Avrupa'yı sarstı. Mutlakıyetçi devletlerin karşısına bütün bir Avrupa halkı çıkmıştır. Başta Fransa'da çıkan ihtilal diğer ülkelerde de çıkmaya başlamıştır. a. Fransa'da 1830 ihtilali: Demokratik bir yönetim kurulmuştur. b. Belçika: Hollanda'dan ayrılarak, bağımsızlığını kazandı ve meşruti bir krallık kuruldu. c. İtalya: Avusturya'nın etkisinde olan İtalya'da çıkan ayaklanmaya karşı Meternich askeri müdahale yaparak eski yönetimi yeniden canlandırdı. d. Almanya: Bazı Alman devletleri anayasal yönetimleri benimsediyse de Meternich buradaki isyanı da önledi. e. Polonya: Bağımsızlığını ilan eden Polonya yeniden Rusya'nın işgaline uğradı. Polonya yeniden Rusya'ya bağlandı. f. İspanya: Liberaller hükümeti ele geçirerek meşruti bir yönetim kurdular. g. İngiltere: Liberalizm daha da güçlendi. Seçim kanunu geliştirildi. Seçime katılım artırıldı. Avam Kamarası'nın etkisi arttı. Yorum: 1830 ihtilalleri Fransa, Belçika ve İspanya gibi ülkelerde liberalizmin başarısıyla sonuçlandı. Viyana Kongresiyle kurulan Avrupa statüsü büyük ölçüde değişerek, Avrupa’da yeni bir güçler dengesi kurulmaya başlad ![]() ![]() |
|||
|
04-01-2008, 15:25:20
Mesaj: #19
|
|||
|
|||
|
RE: AVRUPA TARİHİ
RESTORASYON DEVRİ ( 1815 - 1830 )
Avrupa'nın büyük devletleri, Avrupa düzenini korumak, krallık rejimine karşı yapılacak ihtilal hareketlerini bastırmak, Avrupa'yı mutlak krallık rejimleriyle yönetmek için aralarında bazı antlaşmalar yapmışlardır. Bu nedenle Viyana Kongresinden, Navarin Olayı'na ( 1827) kadar geçen devre Avrupa'da Restorasyon Devri ( yeniden kurmak, kuvvetlendirmek ) olarak adlandırılır. I. Bağlaşma ( Kutsal Bağlaşma ) : Rusya + Avusturya + Prusya + Fransa Tüm Hristiyan Kralların, birbirleriyle kardeş olduklarını, gerektiğinde birbirlerine yardım yapacakları esasını kabul ediyordu. II. Bağlaşma ( Dörtlü Bağlaşma - Meternih Sistemi ) : İngiltere + Rusya + Avusturya + Prusya Kralların mutlak yönetimini kabul ediyor, bunun her ne pahasına olursa olsun korunmasını hedefliyordu. Not : Avrupa'da mutlak krallık rejimlerinin yaşatılması için her türlü baskı yapılmasına karşın, özgürlük, milliyet, eşitlik düşünceleri yayılmaya ve güçlenmeye devam etmiştir. Restorasyon devri, 1827 Navarin olayına kadar, sürebilmiştir. Dörtlü bağlaşmadan, önce İngiltere ayrılmıştır. Osmanlı devletinde çıkan Rum isyanı'na, Meternih beraber bastırılmasını teklif ettiyse de, Fransa , Rusya ve İngiltere Rumlara yardım etmişler ve Navarin' de Osmanlı Donanmasını yakmışlardır. 1830'dan itibaren dörtlü bağlaşma tamamen dağılmış, kutsal bağlaşma da önemini kaybetmiştir. ![]() ![]() |
|||
|
04-01-2008, 15:25:48
Mesaj: #20
|
|||
|
|||
|
RE: AVRUPA TARİHİ
1830 İHTİLALİ
XVIII. Lui'nin yerine geçen kardeşi X. Şarl'ın, Fransa'da mutlakıyet kurmak istemesi üzerine, gazeteciler, işçiler, halk, üniversite öğrencileri isyan etmişler, X. Şarl krallıktan çekilmek zorunda kalmıştır. Sonuçları : Lui Filip, Fransa'da kral olarak, Fransızlar Kralı adını aldı Fransa, meşruti krallık rejimine kavuştu. Meclislerin kanun teklif etme hakları ve basın özgürlüğü kabul edildi. Seçim kanunu yapılarak, seçim koşulları hafifletildi. Belçika, Hollanda' dan ayrıldı. Birleşik İsveç ve Norveç Krallığı, ayrı krallıklara dönüştü. İngiltere' de Liberal parti, hükümet kurdu İsviçre' de Liberal ve Demokratlar , yönetime geldiler İspanya ve Lehistan' da Liberaller etkisini artırdı. 1848 İHTİLALLERİ Bu ihtilallerin iki önemli nedeni vardır: Birincisi: Milliyetçilik hareketlerinin ve liberalizmin gittikçe kuvvetlenmesi ve bunların bağımsızlığa dönüştürülmek istenmesi. İkincisi: Sanayi inkılâbı ile işçi sınıfının ortaya çıkarak bir takım haklar istemesi. 1848 ihtilali Fransa'da başladı, ihtilalin patlak vermesinde liberallerin ve sosyalistlerin büyük etkisi oldu. Kral Lui Filip'in izlediği politika ihtilalin başlamasında etkili olmuştur. Zira Kral, işçi sınıfının sorunlarını çözmede ihmalkâr davranıyordu. Üstelik kişi hürriyetini kısıtlamış, şahsi iktidarını kuvvetlendirme yoluna gitmişti. Bu durum ihtilalin patlak vermesine neden oldu. Kral istifa etti. Fransa'da cumhuriyet ilân edilerek bütün Fransızlara seçim hakkı tanındı. Ölüm cezası kaldırıldı, esir ticareti yasak edildi. Bunlar gittikçe kuvvetlenen sosyalistleri tatmin etmedi. Yeniden karışıklıklar çıktı. Yeni kurulan meclis cumhuriyeti ilan etti. Lui Napolyon cumhurbaşkanı seçildi. Bir süre sonra meclisi kapatarak Fransa'da ikinci imparatorluğunu ilân etti. DİĞER ÜLKELERDE 1848 İHTİLALLERİ: a. Avusturya - Macaristan İmparatorluğunda: Meternich ve sistemine karşı halk ayaklandı. Yeni bir meclis kuruldu. Vergiler kaldırıldı, eşitlik ilân edildi. Meternich istifa etti. Macarlar ayrı hükümet kurdular. Fakat Rusya ile birleşen Avusturya kanlı bir şekilde Macar ihtilalini bastırdı ve yeniden Macaristan Avusturya'ya bağlandı. b. İtalya'da: İtalya'da ulusal birlik için çalışmalara başladı. Piyemonte Krallığı önderliğinde bütün İtalya'da Avusturya'ya karşı bir hareket başladı. Fakat Avusturya İtalya ordusunu iki kez yenilgiye uğratarak İtalya'daki eski statüyü yeniden kurdu. c. Almanya'da: Alman birliğini kurmak için başlayan hareket Berlin'de halk isyanına neden oldu. Kurulan Meclis yeni bir Anayasa için çalışmalara başladı. Yeni Anayasa kabul edilmiş böylece Almanya'nın birliği sağlanmış oldu. Fakat Avusturya'nın baskısı ile birliğin gerçekleşmesi bir süre daha gecikti. Yeni anayasalar yapıldı. Demokratik yönetimler kuruldu. d. İngiltere'de: İşçiler daha geniş haklar elde etmek için harekete geçtiler, fakat başarılı olamadılar. e. Osmanlı İmparatorluğunda: Eflak - Boğdan'da ulusal birlik için hareketler başladı. Başarıya ulaşamayan bu hareket aynı zamanda Osmanlı - Rus ilişkilerinin bozulmasına yol açtı. Bu da Kırım Savaşını hazırlayan nedenlerden birisi oldu. 1848 ihtilallerinin Sonuçları: 1. Fransa'da önce Cumhuriyet ve bir süre sonra da İmparatorluk kurulmuştur. 2. İtalya, Prusya, Hollanda ve Belçika'da krallar uyruklarına bir takım haklar ve imtiyazlar vermek zorunda kalmışlardır. 3. Almanya ve İtalya’da birlik hareketleri için ilk esaslı adımlar atılmıştır. 4. Rusya bu ihtilallerden zarar görmemiştir. 5. Liberal yönetimler ağırlık kazanmışlardır. 6. Mutlakıyetler ya sona ermiş veya iyice yumuşamıştır. 7. Sosyalist ve komünist akımlar güçlenmiştir. ![]() ![]() |
|||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|
| Benzer Konular... | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Gösterim: | Son Mesaj | |
| Avrupa tarihinin 10 büyük yalanı | ülkü-şimal | 11 | 181 |
03-03-2008 15:00:40 Son Mesaj: StANDby007 |
|
| Avrupa Konseyi | sensızım | 0 | 41 |
18-01-2007 19:08:28 Son Mesaj: sensızım |
|




![[Resim: kurt.gif]](http://www.keriz.com/wallpaper_preview/kurt.gif)
![[Resim: bayrakkan10pk0.gif]](http://img68.imageshack.us/img68/5936/bayrakkan10pk0.gif)



